Samsun’un sadece bir liman şehri olmanın ötesine geçip uluslararası ticaretin kalbi haline geldiği yıllar, günümüzde Samsun Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Eskiden küçük bir iskeleden ibaret olan şehir, buharlı gemilerin Karadeniz’e girmesiyle birlikte dünya ekonomisinin radarına girdi.
Limanın yükseliş dönemi
1840’lı yıllardan itibaren Trabzon’un gölgesinden çıkan Samsun, Canik Sancağı’nın üretim gücünü dünya pazarlarına taşıdı. Tütün, tahıl, kereste ve sülük gibi bölge ürünleri bu liman üzerinden Avrupa’ya gönderildi. Özellikle buharlı gemilerin seferlere başlaması, ithalat ve ihracat oranlarını hızla yukarı çekti. Şehir, Kırım Savaşı sırasında da müttefik ordular için kritik bir lojistik merkez görevi gördü.
Dokuz ülkeyi Samsun’a çeken güç
Ticaretin bu denli büyümesi, yabancı devletlerin dikkatini çekti. İngiltere’nin öncülük ettiği konsolosluk yarışına kısa sürede Fransa, Rusya, İran, Avusturya, İtalya, Yunanistan, İsveç ve Norveç katıldı. Bugün müzede sergilenen belgeler, o dönemde konsolosluk binalarının şehirde nasıl bir diplomatik ağ oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Bu binaların bazıları günümüzde hala farklı amaçlarla kullanılmaya devam ediyor.