İklim krizi kapımızdayken Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden Doç. Dr. Harun Reşit Bağcı, şehirlerimizin geleceğini kurtaracak yeni bir modelden bahsediyor. Mevcut betonlaşmış şehir yapısının aksine, suyu tıpkı bir sünger gibi içine hapseden ve ihtiyaç anında serbest bırakan sistemlerin kurulması artık zorunluluk haline geldi.

Sünger şehir modeli nedir
Sünger şehir yaklaşımı, suyun bol olduğu zamanlarda onu depolamayı, kuraklık dönemlerinde ise kontrollü şekilde kullanmayı esas alıyor. Uzak Doğu'da Japonya ve Çin gibi ülkeler bu sistemi başarıyla uyguluyor. Sistem sayesinde hem ani sağanakların neden olduğu taşkınlar engelleniyor hem de barajların boşaldığı kurak dönemlerde şehirler susuzluktan korunuyor.

Yaşam kalitesi nasıl artar
Şehirlerin doğru iklimsel alanlara kurulması enerji faturasını da doğrudan etkiliyor. Doç. Dr. Bağcı, beton yığınları ile yeşil alanlar arasında 4 dereceye varan sıcaklık farkı olduğunu hatırlatıyor. Binaların birbirine yakın ve yapay yüzeylerin yoğun olduğu bölgeler ısıyı hapsederken, doğru planlanmış şehirler doğal yollarla serinliyor. Gelecekte daha konforlu evlerde yaşamak ve su kesintileriyle karşılaşmamak için şehir planlamasında bu yönteme geçiş yapılması bekleniyor.