Havadis | Samsun | Tıbbın zirvesindeki isimden Türkiye'nin geleceği için kritik uyarı: Mutfaktaki eksikliği gidermeliyiz

Tıbbın zirvesindeki isimden Türkiye'nin geleceği için kritik uyarı: Mutfaktaki eksikliği gidermeliyiz

Türkiye'nin gerçekleştirdiği devrim niteliğindeki ameliyatlarla sağlık turizminde küresel bir merkez haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Ömer Özkan, başarının sürdürülebilirliği için ilaç ve molekül üretiminde yerli mutfağın güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin gerçekleştirdiği devrim niteliğindeki ameliyatlarla sağlık turizminde küresel bir merkez haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Ömer Özkan, başarının sürdürülebilirliği için ilaç ve molekül üretiminde yerli mutfağın güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Tıbbın zirvesindeki isimden Türkiye'nin geleceği için kritik uyarı: Mutfaktaki eksikliği gidermeliyiz
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin 2026-2027 akademik yılı açılış töreninde kürsüye çıkan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, Türkiye'nin sağlık alanındaki küresel konumunu değerlendirdi. Yüz nakli gibi dünya tıp literatürüne geçen zorlu operasyonların, Türkiye'nin uluslararası arenadaki imajını kökten değiştirdiğini belirten Özkan, bu başarıların sadece cerrahi birer zafer değil, aynı zamanda ülkenin yumuşak gücünü artıran stratejik hamleler olduğunu ifade etti. Samsun'da akademik camiaya seslenen Özkan, Türkiye'nin klinik uygulamalardaki başarısının tartışılmaz olduğunu ancak bu başarının bir sonraki aşamaya taşınması gerektiğini vurguladı.

Cerrahi başarıların sağlık turizmine yansıması

Türkiye'nin gerçekleştirdiği ses getiren nakil operasyonlarının, ülkeyi sağlık turizmi açısından bir cazibe merkezi haline getirdiğini belirten Prof. Dr. Özkan, bu durumun domino etkisi yarattığını söyledi. Özkan, sadece nakil gibi büyük ameliyatların değil, saç ekiminden diş tedavisine ve katarakt operasyonlarına kadar pek çok alanda Türkiye'nin tercih edilmesinin temelinde, cerrahi alandaki yüksek güvenin yattığını belirtti. Savunma sanayisindeki yerli üretim hamlelerinin yarattığı uluslararası saygınlığın bir benzerinin sağlık sektöründe de yaşandığını ifade eden Özkan, bu imajın ülkenin dış dünyadaki algısını güçlendirdiğini ve Türkiye'ye olan güveni perçinlediğini dile getirdi.

İlaç üretiminde mutfak vurgusu

Klinik uygulamalardaki üstünlüğe rağmen ilaç ve molekül geliştirme süreçlerinde Türkiye'nin henüz arzu edilen noktada olmadığını belirten Özkan, bu durumu bir mutfak benzetmesiyle açıkladı. Türkiye'nin fason üretim aşamasından çıkıp kendi moleküllerini tasarlayan ve üreten bir yapıya kavuşması gerektiğini savunan Özkan, özellikle kanser tedavisinde kullanılan immünoterapiler gibi yüksek maliyetli ilaçların yerli imkanlarla üretilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Özkan, Türkiye'nin kendi ilacını tarif eden ve geliştiren bir ülke konumuna gelmesinin, gelecekte sağlıkta tam bağımsızlık için vazgeçilmez bir adım olduğunu belirtti.

Kanserle mücadelede yerli teknoloji vizyonu

Çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri olan kanserle mücadelede erken tanının yanı sıra teknolojik altyapının da kritik bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, verem hastalığının geçmişte nasıl yenildiyse, kanserin de doğru stratejilerle kontrol altına alınabileceğine inandığını söyledi. Cerrahi teknolojilerin geliştirilmesinin yanı sıra ilaç geliştirme süreçlerinin de yerli kaynaklarla desteklenmesi gerektiğini yineleyen Özkan, bu sayede Türkiye'nin kendi insanına çok daha bağımsız ve hızlı hizmet sunabileceğini ifade etti. Akademik açılışta genç hekim adaylarına seslenen Özkan, Türkiye'nin sağlıkta sadece uygulayıcı değil, aynı zamanda geliştirici ve üretici bir güç olması gerektiği vizyonunu paylaştı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız