Tarihin sıfır noktası olarak kabul edilen Şanlıurfa, bu kez sınırları aşan bir kültürel buluşmaya ev sahipliği yaptı. UNESCO Müzik Şehirleri Yıllık Toplantısı, dünyanın dört bir yanından gelen sanatçıları ve delegeleri, müziğin köklerini keşfetmek üzere kadim topraklarda bir araya getirdi. Türkiye’de ilk kez düzenlenen bu prestijli organizasyon, Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika kıtalarından yaklaşık 30 ülkenin temsilcisini aynı çatı altında buluşturarak, müziğin evrensel dilini Şanlıurfa’nın tarihi dokusuyla harmanladı.

Müziğin Evrensel Dili Şanlıurfa’da Hayat Buldu
Programın açılışı, şehrin kültürel derinliğini yansıtan bir atmosferde gerçekleşti. İstiklal Marşı’nın ardından sahne alan piyanist Nur Niran Pınar ve soprano Nur Nilay Pınar kardeşler, Urfa’nın Etrafı Dumanlı Dağlar türküsünü seslendirerek katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Ardından Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından tenor İbrahim Halil Turgut ve piyanist Cemile Cabbar’ın sunduğu 30 dakikalık konser, opera ezgileriyle yerel tınıları birleştirerek büyük beğeni topladı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, açılışta yaptığı konuşmada, kentin Göbeklitepe’den Taş Tepeler’e uzanan Neolitik mirasına ve zengin müzik hafızasına vurgu yaptı. Mevlevi geleneğinden dengbejliğe, aşıklık kültüründen sıra gecelerine kadar uzanan bu geniş yelpazenin, şehrin kültürel kimliğinin temel taşlarını oluşturduğunu belirtti.

Kültürel Mirasın Küresel Devir Teslimi
Toplantının en dikkat çekici anlarından biri, yaklaşık iki yıldır Şanlıurfa’da muhafaza edilen UNESCO Müzik Şehirleri Küresi’nin devir teslim töreni oldu. İtalya’nın Pesaro kentinden devralınan bu simgesel küre, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar tarafından, bir sonraki toplantıya ev sahipliği yapacak olan ABD’nin Kansas City kenti adına UNESCO Müzik Şehirleri Koordinatörü Jacob Wagner’e takdim edildi. Bu tören, sadece bir bayrak değişimi değil, aynı zamanda uluslararası müzik şehirleri arasındaki kalıcı iş birliğinin ve kültürel dayanışmanın somut bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Şanlıurfa’da müziği konuşmanın aslında insanlığı ve ortak hafızayı konuşmak anlamına geldiğini ifade ederek, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nın kentlerin kendi kimliklerini koruyarak birbirlerinden öğrenmelerine sağladığı katkının altını çizdi.

Sürdürülebilir Gelecek İçin Müzikal Köprüler
Üç gün sürecek olan etkinlikler dizisi, sadece konserlerden ibaret kalmayacak. UNESCO Müzik Şehirleri Koordinatörü Jacob Wagner ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, müziğin ve yaratıcılığın şehirler arasında kurduğu köprülerin, iklim değişikliği gibi küresel sorunlara karşı yerel ekonomileri güçlendirebileceğini ve kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasında kilit rol oynadığını vurguladı. Program kapsamında Kısaslı aşıklar, Kırşehir Abdalları ve dengbejlerin yanı sıra Hırvatistan ve Romanya’dan gelen müzik grupları da performans sergileyecek. Ayrıca konservatuvar eğitimi, müziğin kuşaklar arası aktarımı ve kültürel süreklilik üzerine tematik atölyeler düzenlenecek. Konuklar, toplantı aralarında Göbeklitepe, Balıklıgöl ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi gibi kentin tarihi duraklarını ziyaret ederek, müziğin doğduğu bu kadim coğrafyayı yakından tanıma fırsatı bulacaklar.



