TEKNOFEST 2026 kapsamında Şanlıurfa'da bir araya gelen teknoloji tutkunları, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli ve milli hamlelerine tanıklık etti. Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM), geliştirdiği ileri teknoloji platformları ve insansız sistemlerle festivalin en dikkat çeken duraklarından biri oldu. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, özellikle İHA tehditlerine karşı geliştirilen avcı dron TUNGA-X'in envantere girmeye hazır olduğunu müjdeleyerek, savunma alanındaki yeni dönem stratejilerini paylaştı. Festival alanında gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Güleryüz, Türkiye'nin deniz ve hava platformlarındaki mühendislik gücünün artık küresel ölçekte rekabet edebilir seviyeye ulaştığını vurguladı.
Gökyüzünde yeni dönem: Avcı dron TUNGA-X
STM'nin insansız hava araçları portföyü, KARGU ve TOGAN gibi başarılı projelerin ardından yeni nesil çözümlerle genişlemeye devam ediyor. Güleryüz, özellikle İHA'lara karşı bir kalkan görevi görecek olan avcı dron TUNGA-X'in seri üretim aşamasına geldiğini belirtti. Bu sistemin yanı sıra 1000 kilometrenin üzerinde menzile sahip uzun menzilli kamikaze İHA KUZGUN ve sivil-askeri kullanım potansiyeli taşıyan 2 kilogramlık mini gözcü İHA TOGAN-M, Türkiye'nin otonom sistemlerdeki iddiasını ortaya koyuyor. Gençlerin hayallerindeki araçları dijital ortamda tasarladığı etkinliklerle birleşen bu teknolojik vizyon, geleceğin mühendislerine ilham kaynağı oluyor.
Denizlerde milli güç: Fırkateynlerden uçak gemisine
Türkiye'nin askeri denizcilik ekosistemi, MİLGEM projeleriyle kazandığı tecrübeyi devasa platformlara taşımaya hazırlanıyor. İstif Sınıfı fırkateynlerden 7 tanesinin inşasının yoğun bir şekilde sürdüğünü belirten Güleryüz, ilk üç geminin deniz testlerinde nihai aşamaya gelindiğini ifade etti. Öte yandan, Türkiye'nin en büyük askeri projelerinden biri olan Milli Uçak Gemisi (MUGEM) için çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve özel tersanelerin iş birliğiyle yürütülen bu dev projede, 2027 yılı bitmeden geminin denize indirilmesi hedefleniyor. Ayrıca, STM tasarımı olan milli hücumbotun ilk prototipi de birkaç ay içerisinde sularla buluşmaya hazırlanıyor.
Sualtında otonom devrim: NETA ve STM500
Deniz altındaki operasyonel kabiliyeti artıracak insansız sistemler de STM'nin odak noktaları arasında yer alıyor. Otonom sualtı aracı NETA300'ün teslimat sürecine girildiğini belirten Güleryüz, kamikaze insansız deniz aracı YAKTU için de sözleşmelerin imzalandığını duyurdu. Sığ sularda büyük avantaj sağlayan ve 8 torpido taşıma kapasitesine sahip STM500 denizaltısı ise hem Türk Deniz Kuvvetleri hem de dost ve müttefik ülkeler için stratejik bir seçenek olarak öne çıkıyor. Konvansiyonel denizaltılara göre daha az personelle idame edilebilen bu platform, kıyı savunmasında yeni bir dönemi temsil ediyor. STM'nin öz kaynaklarıyla başlattığı bu projeler, Türkiye'nin denizlerdeki otonom gücünü pekiştirmeyi hedefliyor.