Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli teknoloji hamlesi, Şanlıurfa'da gerçekleştirilen TEKNOFEST Güneydoğu etkinliğinde bir kez daha gözler önüne serildi. ROKETSAN, HİSAR-O'dan ÇAKIR'a, Mini Akıllı Mühimmat ailesinden ŞİMŞEK Uydu Fırlatma Sistemi'ne kadar geniş bir yelpazedeki teknolojilerini ziyaretçilerin beğenisine sunarken, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, şirketin stratejik projelerindeki son durumu ve gelecek hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Şanlıurfa'daki yoğun ilginin kendilerini motive ettiğini belirten İkinci, gençlerin Milli Teknoloji Hamlesi'ne olan bağlılığının Türkiye'nin geleceği adına büyük bir güvence oluşturduğunu vurguladı. Olumsuz hava koşullarına rağmen vatandaşların gösterdiği ilginin, savunma sanayisine olan toplumsal desteğin bir yansıması olduğunu ifade eden İkinci, bu motivasyonun projelerin hızlanmasında önemli bir etken olduğunu dile getirdi.
TAYFUN Blok 3 ve İHA-300 ile stratejik caydırıcılık artıyor
ROKETSAN'ın en dikkat çekici projelerinden biri olan TAYFUN balistik füze ailesinde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. TAYFUN Blok 3'ün test süreçlerinin sürdüğünü belirten Murat İkinci, bir yandan testler devam ederken diğer yandan seri üretim aşamasına geçildiğini açıkladı. Blok 2 ile birlikte Blok 3'ün de bu yıl içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi hedefleniyor. Blok 3'ün en önemli farklarından biri, üzerine entegre edilen gelişmiş arayıcı başlık sayesinde denizde hareketli hedefleri tespit edip imha edebilecek kabiliyete ulaşması olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin balistik füze envanterindeki caydırıcılığını bir üst seviyeye taşıyacak. Öte yandan, İHA-300 süpersonik balistik füzesi için de seri üretim hazırlıkları sürüyor. İHA-230'un 150 kilometrelik menzilini 300 kilometreye çıkaran bu yeni mühimmat, SİHA'ların etki alanını genişletirken, F-16 ve Kızılelma gibi platformlarda kullanıldığında 500 kilometreye yakın bir menzile ulaşarak stratejik bir güç çarpanı haline gelecek.
Çelik Kubbe ve SİPER ailesinde yeni dönem
Türkiye'nin hava savunma mimarisinin temel taşlarından biri olan Çelik Kubbe projesinde de çalışmalar planlandığı şekilde ilerliyor. ROKETSAN, bu sistemin vurucu gücünü oluşturan füze ve silah sistemlerinin seri üretimine devam ediyor. Blok 1 ve Blok 2 süreçlerinin eş zamanlı yürütüldüğü projede, anti-balistik özellikli füzelerin geliştirilmesi de büyük bir titizlikle sürdürülüyor. SİPER hava savunma sistemi ailesinde ise hem Ar-Ge faaliyetleri hem de seri üretimle birlikte sahaya sürülen mühimmat sayısında ciddi bir artış gözlemleniyor. İkinci, SİPER ailesinin yeni özelliklerle sürekli güncellendiğini ve kabiliyetlerinin her geçen gün daha da ileriye taşındığını belirtti. Bu sistemler, Türkiye'nin hava sahası güvenliğinde dışa bağımlılığı azaltma hedefinin en somut göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.
2027 vizyonu ve ihracat hedefleri
ROKETSAN'ın 2027 yılına yönelik stratejik hedefleri, sadece yurt içi ihtiyaçları karşılamayı değil, aynı zamanda küresel savunma pazarında daha güçlü bir konuma gelmeyi kapsıyor. İkinci, balistik füzelerden seyir füzelerine, hava savunma sistemlerinden tanksavarlara kadar geniş bir ürün gamıyla dost ve kardeş ülkelere ihracat kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Şirketin üretim potansiyelini artırmaya yönelik yatırımları, hem ihracat potansiyelini destekleyecek hem de insansız sistemler tarafında yeni bir ivme kazandıracak. ROKETSAN'ın nihai hedefi, üretim gücü ve teknolojik üstünlüğüyle dünyanın en büyük 50 savunma sanayii şirketi arasında yerini sağlamlaştırmak. Bu büyüme süreci, hem Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılamayı hem de uluslararası arenada Türkiye'nin savunma sanayisindeki ağırlığını artırmayı amaçlıyor. Gençlerin bu sürece olan ilgisi, ROKETSAN'ın gelecekteki başarıları için en büyük motivasyon kaynağı olmaya devam ediyor.