Türkiye'nin teknoloji ve bilim dünyasının en prestijli organizasyonu olan TEKNOFEST, bu yıl Sinop Üniversitesi'nin nükleer enerji teknolojileri alanındaki devrim niteliğindeki projelerine sahne oldu. Üniversite bünyesindeki farklı takımlar, zorlu kategorilerde rakiplerini geride bırakarak toplamda dört birincilik elde etme başarısı gösterdi. Bu üstün performans, sadece akademik bir başarıyla sınırlı kalmayıp, üniversiteye 15 milyon TL tutarında Akademik Teşvik Ödülü kazandırdı. Elde edilen bu büyük ödül, üniversitenin bilimsel araştırmalara ve teknolojik geliştirmelere verdiği önemin somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Nükleer enerji ve robotik sistemlerde zirve
Yarışma kapsamında Sinop Üniversitesi'ni temsil eden PRIME Takımı, Temel ve Detay Tasarım kategorisinde gösterdiği üstün başarıyla birincilik kürsüsüne çıktı. Aynı zamanda Nuclei-HGL Takımı Enerji Çevrimi Tasarımı alt kategorisinde, SynCore Takımı ise Reaktör Kor Tasarımı alanında birinciliği kimseye kaptırmadı. Nükleer İçin Robot Takımı da Uygulama ve Robotik Sistem Tasarımı kategorisinde birinci olarak Mansiyon Ödülü'nün sahibi oldu. ATOMRİS Takımı ise Temel ve Kavramsal Tasarım kategorisinde üçüncülük derecesiyle üniversitenin başarısına katkı sağladı. Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, bu gurur verici tabloyu oluşturan öğrencileri ve onlara rehberlik eden akademisyenleri tebrik ederek, üniversitenin nükleer enerji alanındaki vizyonunun ne kadar doğru bir yolda ilerlediğini vurguladı.
Radyoaktif bölgelerde görev yapabilen robotik teknoloji
Başarıların arkasındaki isimlerden biri olan Su Ürünleri Mühendisliği 3'üncü sınıf öğrencisi Mustafa Canik, Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nda ilk kez açılan robotik sistem kategorisinde birincilik kazanmanın heyecanını paylaştı. Canik, geliştirdikleri robotik sistemin nükleer tesislerin hem iç hem de dış bölümlerinde aktif olarak çalışabildiğini belirtti. Özellikle robotun zırhlanmış özel yapısı sayesinde, yüksek radyasyon içeren tehlikeli bölgelerde dahi uzun süreli görev yapabilme kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Bu teknoloji, nükleer tesislerin güvenliği ve operasyonel verimliliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Turkstar 40 ile enerji ve su üretimi bir arada
Üniversitenin bir diğer dikkat çeken projesi ise PRIME Takımı tarafından geliştirilen Turkstar 40 adlı reaktör sistemi oldu. Nükleer Enerji Bölümü Araştırma Görevlisi Selma Daydaş, bu sistemin sadece enerji üretmekle kalmayıp aynı zamanda çevreci bir yaklaşımla Karadeniz suyunu tuzdan arındırarak tatlı su elde edebildiğini açıkladı. Daydaş, Turkstar 40 projesinin Türkiye'nin enerji ve su kaynakları yönetimine önemli bir katkı sunacağını belirterek, çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini ifade etti. Bu çok yönlü proje, nükleer enerjinin sadece elektrik üretimi değil, aynı zamanda desalinasyon gibi hayati ihtiyaçlar için de kullanılabileceğini kanıtlamış oldu.