Havadis | Şırnak | Kato Dağları'nın zirvesinde dede mirası: Arıcılar bu yıl altın değerinde hasat bekliyor

Kato Dağları'nın zirvesinde dede mirası: Arıcılar bu yıl altın değerinde hasat bekliyor

Şırnak'ın zorlu coğrafyasında 15 yıldır arıcılık yapan Enver Külter, dedelerinden devraldığı geleneksel yöntemleri modern tekniklerle birleştirerek bölgenin en kaliteli ballarını üretmeye devam ediyor. Bu yıl doğanın sunduğu zengin flora sayesinde rekoltede büyük bir artış öngören Külter, hasat döneminin heyecanını yaşıyor.

Şırnak'ın zorlu coğrafyasında 15 yıldır arıcılık yapan Enver Külter, dedelerinden devraldığı geleneksel yöntemleri modern tekniklerle birleştirerek bölgenin en kaliteli ballarını üretmeye devam ediyor. Bu yıl doğanın sunduğu zengin flora sayesinde rekoltede büyük bir artış öngören Külter, hasat döneminin heyecanını yaşıyor.

Kato Dağları'nın zirvesinde dede mirası: Arıcılar bu yıl altın değerinde hasat bekliyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde, Kato ve Kel Mehmet dağlarının sarp yamaçları ile Hizil Çayı'nın serin suları arasında kalan bölge, bu yıl arıcılar için bereketli bir döneme ev sahipliği yapıyor. 15 yıldır arıların peşinden dağların zirvelerine tırmanan Enver Külter, bölgenin eşsiz bitki örtüsünden elde edilen balın kalitesinin Türkiye standartlarının üzerinde olduğunu belirtiyor. Külter, dedelerinden miras kalan bu kadim mesleği, doğanın tüm zorluklarına rağmen büyük bir tutkuyla sürdürüyor. Modern kovanların henüz yaygınlaşmadığı dönemlerde atalarının sepetler içerisinde arı yetiştirerek elde ettiği o doğal lezzeti, günümüzde aynı özenle devam ettirmenin gururunu yaşıyor.

Dedelerden kalan kadim bir miras

Arıcılığın kendisi için sadece bir geçim kapısı değil, aynı zamanda aile tarihini yaşatan bir kültür olduğunu vurgulayan Külter, bu mesleğin inceliklerini nesilden nesile aktarılan bir öğreti olarak tanımlıyor. Geçmişte ilkel yöntemlerle yapılan üretimin, bugün daha bilinçli ve verimli bir şekilde sürdürüldüğünü ifade eden Külter, arıların doğal ortamdaki yaşam döngüsüne müdahale etmeden, tamamen organik bir süreçle bal üretimi gerçekleştirdiklerini dile getiriyor. Dağların yüksek rakımlı bölgelerinde yetişen zengin çiçek florası, üretilen balın aromasını ve kalitesini doğrudan etkileyen en önemli faktör olarak öne çıkıyor.

Rekolte beklentisi yüzleri güldürüyor

Hasat dönemi yaklaştıkça heyecanın arttığı bölgede, bu yılki verim beklentisi arıcıların yüzünü güldürüyor. Geçen yıla oranla çok daha yüksek bir rekolte beklediklerini belirten Külter, doğanın bu yıl arıcılara cömert davrandığını ifade ediyor. Yaklaşık bir hafta ile on gün süren hasat süreci, Külter için hem yorucu bir çalışma temposunu hem de büyük bir mutluluğu temsil ediyor. Kovanlardan çıkarılan her bir petek, arıların aylarca süren emeğinin bir nişanesi olarak görülüyor. Külter, özellikle kaliteli ve dolgun bir petekle karşılaştıklarında tüm yorgunluklarının bir anda silindiğini ve büyük bir neşe duyduklarını belirtiyor.

Doğanın ritmine göre kış hazırlığı

Arıcılık faaliyetlerinin sadece bal hasadıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda arıların kış mevsimine hazırlanması sürecini de kapsadığını hatırlatan Külter, doğanın döngüsüne göre hareket ettiklerini vurguluyor. Havaların soğumaya başlaması ve yağışların kendini hissettirmesiyle birlikte, arıların daha korunaklı ve uygun alanlara taşınması zorunlu hale geliyor. Ekim ayının ortalarına doğru, hava durumunun seyrine bağlı olarak arı kovanlarını dağlardan daha güvenli bölgelere indireceklerini belirten Külter, bu sürecin arıların sağlığı ve kışı sağlıklı geçirmeleri açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ifade ediyor. Kato ve Kel Mehmet dağlarının zorlu coğrafyasında, geleneksel üretim yöntemlerini modern bir bakış açısıyla harmanlayan Külter, bu yılki hasadın hem kendisi hem de bölge ekonomisi için oldukça verimli geçeceğine inanıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız