Ağrı Dağı’nın eteklerinde, Doğubayazıt ilçesi sınırları içerisinde yer alan Durupınar formasyonunda yürütülen hummalı çalışmalar, 2026 yılı araştırma sezonunun sona ermesiyle yeni bir aşamaya taşındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila’nın liderliğinde gerçekleştirilen bu kapsamlı projede, beş farklı ülkeden gelen yirmi seçkin bilim insanı görev aldı. Bölgenin jeolojik yapısını ve tarihsel derinliğini anlamak adına yürütülen çalışmalar, sadece yerel değil, uluslararası kamuoyunun da dikkatini üzerine çekmeyi başardı. 28 Haziran tarihinde başlayan ve yaklaşık doksan gün süren saha araştırmaları, modern teknolojinin imkanlarıyla birleşerek bölgenin gizemli geçmişine ışık tuttu.
İleri teknolojiyle gelen ilk somut bulgular
Kazı alanında kullanılan ileri teknoloji yer altı görüntüleme sistemleri, toprak altında gemi formunu andıran dikkat çekici veriler ortaya koydu. Bu görüntülerin ardından derinleştirilen kazı çalışmalarında, bilim dünyasını heyecanlandıran önemli bir gelişme yaşandı. Uzmanlar, Nuh Tufanı öncesi döneme ait olduğu değerlendirilen çanak ve çömlek parçalarına ulaştı. Bu bulgular, bölgedeki yerleşimin ve faaliyetlerin tarihsel kronolojisini belirlemek adına kritik birer kanıt niteliği taşıyor. Araştırmacılar, bu parçaların laboratuvar ortamında yapılacak detaylı analizleri sonucunda, bölgenin tarihsel dokusuna dair çok daha net bilgilere ulaşmayı hedefliyor.
Binlerce numune Ankara’ya gönderildi
Projenin en kritik aşamalarından birini oluşturan veri toplama süreci, yaklaşık 150 farklı noktadan alınan bin civarında toprak numunesiyle tamamlandı. Prof. Dr. Cenker Atila, bu yılki çalışmaların haritalama sistemleri, 2D ve 3D modellemeler ile GPS destekli taramalarla oldukça verimli geçtiğini belirtti. Özellikle radar çalışmalarıyla elde edilen verilerin, geminin varlığına dair muhtemel ipuçlarını barındırdığı ifade ediliyor. Toplanan numuneler, organik madde miktarı ve ahşap kalıntılarının tespiti amacıyla incelenmek üzere Ankara’ya sevk edildi. Bu süreçte, Amerika ve İngiltere’den gelen üç ayrı belgesel ekibi de bölgedeki çalışmaları yakından takip ederek süreci kayıt altına aldı.
Kış aylarında kesin sonuçlara ulaşılacak
Araştırma ekibi, kış boyunca laboratuvarlarda yapılacak karbon nötr tarihleme çalışmalarıyla elde edilen verileri derinlemesine inceleyecek. Prof. Dr. Atila, bu analizlerin geminin varlığına dair nihai kanıtları sunacağını ve Durupınar formasyonunun gizemini tamamen çözeceğini vurguladı. Elde edilecek sonuçların, sadece arkeolojik bir keşif değil, aynı zamanda inanç ve tarihsel gerçeklik arasındaki bağı güçlendirecek bir nitelik taşıması bekleniyor. Önümüzdeki yıllarda da devam etmesi planlanan bu kapsamlı proje, Ağrı Dağı’nın zirvelerinden yayılan kadim hikayelerin bilimsel bir zeminde doğrulanması adına atılmış en büyük adımlardan biri olarak kabul ediliyor.