Sivas-Erzincan kara yolu üzerinde yer alan bu üç göl, aslında yüzyıllar süren doğal bir çöküntünün sonucu. Bölgedeki jips tabakalarının erimesiyle oluşan obruklar, bugün ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor.

Doğal oluşumun hikayesi
Bölgedeki göllerin oluşumu oldukça ilginç bir sürece dayanıyor. Yer altı suları, yüzeyin altındaki alçı taşı tabakalarını zamanla eritti. Üstteki toprak ağırlığa dayanamayınca çöktü ve ortaya bu derin çukurlar çıktı. Yağışlar ve taban suları da bu çukurları doldurarak bugünkü manzarasını oluşturdu. Karagöl 70 metre, Canova Gölü ise 50 metre derinliğiyle dikkat çekiyor.

Renk değiştiren göller
Bu göllerin en büyük özelliği, mineralli yapıları sayesinde yeşilden turkuaza dönen renkleri. Özellikle fotoğraf tutkunları ve doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için bölge, İç Anadolu’nun gizli kalmış duraklarından biri haline geldi. Şehir dışından gelen ziyaretçiler, bölgenin doğal atmosferinin beklentilerinin üzerinde olduğunu belirtiyor. Sivas’ın bu saklı köşeleri, yoğun yağış alan dönemlerde su seviyesinin artmasıyla daha da etkileyici bir görünüme bürünüyor.





