Sivas’ta bıçak ustalığı yapan İsmail Gölebatmaz, dışarıdaki kavurucu sıcaklara aldırış etmeden ocağının başında ter döküyor. Bin 300 dereceye ulaşan ocak ateşi, küçük atölyenin sıcaklığını 60 dereceye kadar yükseltiyor. Gölebatmaz, bu zorlu çalışma ortamında geleneksel dövme bıçakları üretmeye devam ediyor.
Sıcakla imtihan
Dışarıda hava 40 dereceyi bulduğunda, Gölebatmaz’ın atölyesi bir fırına dönüşüyor. Usta, ocak tam ısısına ulaştığında kıyafetlerle çalışmanın imkansız olduğunu söylüyor. Bu yüzden çoğu zaman sadece atletle ocağın karşısına geçiyor. Gölebatmaz, yoğun sıcaklığın ardından dışarı çıktığında 35 derecelik havayı bile serin hissettiğini gülerek anlatıyor.
Emeğin değeri
Bir bıçak ortaya çıkana kadar yaklaşık 80 farklı işlemden geçiyor. Çeliğin istenen kaliteye ulaşması için defalarca ısıtılıp örs üzerinde dövülmesi şart. Haftada sadece 5 ila 10 adet bıçak üretebilen Gölebatmaz, tüm süreci el emeğiyle tamamlıyor. Geleneksel yöntemlerden vazgeçmeyen usta, mesleğini geleceğe taşımak için bu zor şartlara katlanmayı göze alıyor.
Peki, bu el yapımı bıçaklar seri üretim ürünlerden ne kadar farklı? Usta, her aşamada gösterdiği bu yüksek emekle kaliteyi garanti altına aldığını belirtiyor. Gölebatmaz, önümüzdeki günlerde de aynı tempoyla ocağını yakmaya devam edecek.