TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen Akademik Yılı Açılış Töreni ve İlk Ders Terörsüz Türkiye programında, Türkiye'nin son 50 yılına damgasını vuran terör sorununun sadece güvenlik değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik yıkım olduğunu ifade etti. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, milletvekilleri ve üniversite yönetiminin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, terörün ülkenin kalkınma hamlelerini nasıl sekteye uğrattığına dair çarpıcı veriler paylaşıldı. Güler, konuşmasında terörle mücadele sürecinin zorluklarına değinirken, artık Türkiye'nin iç enerjisini bu alana harcamak yerine, ülkenin büyümesi ve refahı için kullanması gerektiğinin altını çizdi.

Yarım Asırlık Kayıp: 2 Trilyon Doların Bedeli
Güler, yaptığı konuşmada terörün Türkiye'ye maliyetinin sadece can kaybı olmadığını, ekonomik olarak da ülkeyi yıllarca geriye götürdüğünü belirtti. Yaklaşık 50 yıllık bir süreçte terörle mücadele için harcanan veya terörün yarattığı istikrarsızlık nedeniyle kaybedilen kaynağın 2 trilyon dolar civarında olduğunu ifade eden Güler, bu rakamın Türkiye'nin çehresini değiştirebilecek bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Eğer bu kaynaklar terörle mücadele yerine altyapı, eğitim, sağlık ve savunma sanayii gibi alanlara aktarılabilseydi, bugün Türkiye'nin çok daha fazla otoyola, yüksek hızlı tren hattına, baraja, havalimanına, hastaneye ve modern üniversite kampüslerine sahip olabileceğini belirtti. Terörün yarattığı gerilimli ortamın, ülkenin iç enerjisini tükettiğini ve kalkınma hızını kestiğini dile getiren Güler, bu bedelin sadece bugünü değil, gelecek nesillerin imkanlarını da kısıtladığını ifade etti.

Devlet Aklı ve Yeni Dönem Kararlılığı
Geçmişte terör sorununu çözmek adına birçok girişimin yapıldığını ancak küresel emperyalist merkezlerin ve dış müdahalelerin bu süreçleri baltaladığını belirten Güler, mevcut dönemin farklı bir kararlılıkla yönetildiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin güçlü desteğiyle bu sorunun çözümü noktasında ciddi bir irade ortaya konulduğunu belirten Güler, devletin geçmiş hafızası ve birikiminin bu sorunu aşmak için yeterli olduğunu ifade etti. Türkiye'nin artık terörle anılan bir ülke olmaktan çıkıp, kendi iç huzurunu ve ekonomik gücünü tahkim eden bir yapıya kavuşması gerektiğini vurgulayan Güler, siyasi partilerin de bu süreçteki yaklaşımının umut verici olduğunu dile getirdi. Devletin tüm kurumlarının koordineli bir şekilde çalıştığını ve bu sürecin başarıyla sonuçlanması için gerekli tüm adımların atıldığını belirtti.

Yasal Düzenlemeler ve Kurumsal Koordinasyon
Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan adımların sadece söylemden ibaret olmadığını, yasal bir zemine de oturtulduğunu hatırlatan Güler, TBMM'de kabul edilen yeni düzenlemelere dikkat çekti. 5 Ağustos 2025 tarihinde komisyon düzeyinde gündeme gelen ve bir yıl sonra geniş bir mutabakatla, 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen kanun teklifinin, sürecin hukuki altyapısını oluşturduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yürütülen çalışmaların, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet birimlerinin tam bir uyum içinde hareket etmesini sağladığını belirten Güler, sahadaki tüm unsurların bu hedefe ulaşmak için büyük bir özveriyle çalıştığını vurguladı. Türkiye'nin artık terörle mücadele konusunda çok daha donanımlı, kararlı ve stratejik bir akılla hareket ettiğini belirten Güler, bu sürecin sonunda ülkenin çok daha güçlü bir geleceğe adım atacağını sözlerine ekledi.
