Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Türkiye'nin Yeni Anayasa Gündemi başlıklı toplantıda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, mevcut anayasal yapının artık Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu ifade etti. Bakan Gürlek, 1982 Anayasası'nın sadece bir metin değil, aynı zamanda 12 Eylül darbesinin otoriter ve baskıcı ruhunu taşıyan bir yapı olduğunu vurgulayarak, bu durumun Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bağdaşmadığını belirtti. Gürlek'e göre, askeri müdahale etiketini üzerinden atamamış bir anayasa, ülkenin demokratik gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri olarak varlığını sürdürüyor.
Darbe mirası ve yamalı bohça benzetmesi
Bakan Gürlek, 1982 Anayasası'nın hazırlanma sürecinde hiçbir toplumsal kesimin veya siyasi partinin görüşünün alınmadığına dikkat çekti. Bir anayasanın meşruiyetinin sadece içeriğiyle değil, aynı zamanda hazırlanma yönteminin katılımcı ve uzlaşmacı olmasıyla ölçülebileceğini belirten Gürlek, aradan geçen 46 yıla rağmen darbe ürünü bir metinle yönetilmenin kabul edilemez olduğunu savundu. Gürlek, süreç içerisinde yapılan sayısız değişikliğin anayasanın sistematiğini bozduğunu ve metni adeta bir yamalı bohçaya dönüştürdüğünü ifade etti. Bu durumun hükümler arasındaki uyumu zedelediğini ve toplumsal sorunları çözmek yerine sürekli yeni sorunlar üreten bir mekanizmaya dönüştüğünü sözlerine ekledi.
Toplumsal dinamizmi önceleyen yeni bir vizyon
Türkiye'nin artık devleti merkeze alan değil, insanı önceleyen ve topluma dinamizm katan bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu belirten Bakan Gürlek, yeni anayasa çalışmalarının bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Gürlek, hedeflenen yeni anayasanın başörtüsü zulmü gibi çağ dışı uygulamaların bir daha asla yaşanmasına izin vermeyecek bir güvence mekanizması olacağını belirtti. Irk, din, mezhep veya dil ayrımı gözetmeksizin herkesi kuşatan, birinci sınıf vatandaşlık temelinde yükselen ve çeşitlilikte birliği savunan bir anayasal düzenin şart olduğunu ifade eden Gürlek, bu hedefe ulaşana kadar mücadele etmeye devam edeceklerini dile getirdi.
Milli mutabakat ve geleceğin inşası
Toplantıda söz alan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum ise yeni anayasanın aktüel siyasetin çok ötesinde, Türkiye'nin nesnel bir ihtiyacı olduğunu belirtti. Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, yeni anayasanın şahsi bir konu değil, bir milli mesele olduğunu vurguladı. Bakan Gürlek ise konuşmasını, Türkiye'nin küresel ve bölgesel risklere karşı en büyük aşısının, milletin iradesiyle şekillenen milli bir anayasal mutabakat sözleşmesi olduğunu belirterek noktaladı. Gürlek, bu sürecin sadece siyasetçilerin değil, tüm toplum kesimlerinin katkısıyla yürütülmesi gereken bir sorumluluk olduğunu hatırlattı.