Havadis | Siyaset | Adalet Bakanı Gürlek’ten sert tepki: Savaş suçlusu kürsüde, Filistinli bakan engelli

Adalet Bakanı Gürlek’ten sert tepki: Savaş suçlusu kürsüde, Filistinli bakan engelli

İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’nde konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Filistinli mevkidaşının İsrail tarafından engellenmesini sert bir dille eleştirerek uluslararası sistemin çifte standardını gözler önüne serdi.

İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’nde konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Filistinli mevkidaşının İsrail tarafından engellenmesini sert bir dille eleştirerek uluslararası sistemin çifte standardını gözler önüne serdi.

Adalet Bakanı Gürlek’ten sert tepki: Savaş suçlusu kürsüde, Filistinli bakan engelli
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul Çırağan Sarayı’nın ev sahipliği yaptığı Uluslararası Adalet Zirvesi, küresel hukuk sistemindeki derin çatlakların ve çifte standartların tartışıldığı bir platforma dönüştü. Zirveye katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, kürsüden yaptığı konuşmada, Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim’in İsrail makamları tarafından ülke dışına çıkışının engellenmesi nedeniyle toplantıya katılamadığını duyurdu. Bu durumu uluslararası hukuk adına utanç verici bir tablo olarak niteleyen Gürlek, bir bakanın uluslararası bir toplantıya katılımının engellenmesinin, Filistin halkının maruz kaldığı baskıların en somut ve çarpıcı örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Gürlek, bu engellemenin sadece bir kişiye değil, aynı zamanda hukukun evrenselliğine ve halkların iradesine vurulmuş bir darbe olduğunu ifade etti.

Uluslararası sistemin adalet sınavı

Bakan Gürlek, konuşmasında sadece Filistinli mevkidaşının yaşadığı mağduriyete değil, küresel ölçekte yaşanan diğer hukuksuzluklara da dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak isteyen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a vize verilmemesini hatırlatan Gürlek, aynı platformda hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama emri bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun hitap edebilmesini ise sistemin inandırıcılığını sorgulatan bir çelişki olarak tanımladı. Gürlek, güçlü olanın hukukunun değil, hukukun gücünün esas alınması gerektiğini belirterek, uluslararası toplumun bu tür gelişmeler karşısında sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Adaletin, kişinin kimliğine veya siyasi gücüne göre değişmemesi gerektiğini savunan Bakan, İstanbul’un medeniyetleri birleştiren ruhunun bu tür adaletsizliklere karşı bir duruş sergilemek için en doğru adres olduğunu belirtti.

Teknolojik dönüşüm ve hukuk etiği

Zirvenin bir diğer önemli gündem maddesi ise hızla gelişen yapay zeka teknolojilerinin hukuk sistemine etkileri oldu. Teknolojik dönüşümün hukuk mesleğini kökten değiştirdiğini belirten Gürlek, yapay zekanın yargı süreçlerinde kullanılmasının beraberinde getirdiği kişisel verilerin korunması, algoritmik şeffaflık ve insan onuru gibi kritik soruların önümüzdeki dönemin temel hukuki meseleleri olacağını ifade etti. Teknolojinin insan hayatını kolaylaştırırken insanın hukuk karşısındaki konumunu zayıflatmaması gerektiğinin altını çizen Bakan, merkezine insanlığı almayan hiçbir teknolojik gelişmenin adalet adına kalıcı bir değer üretemeyeceğini savundu. Avukatlık mesleğinin yapay zeka ile ikame edilemeyeceğini, aksine avukatın bağımsız değerlendirmesinin ve savunma hakkının bu süreçte daha da vazgeçilmez hale geldiğini vurguladı.

Sınırları aşan suçlarla mücadelede ortak akıl

Bakan Gürlek, konuşmasının sonunda evrensel hukuk düzeninin insanlık onuru üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, devletlerin stratejik çıkarlarından arındırılmış bir adalet anlayışının önemine değindi. Siber suçlar, kara para aklama ve terörle mücadele gibi sınır aşan suçların, devletler arasında daha güçlü bir adli iş birliğini zorunlu kıldığını belirten Gürlek, suçluların sınırlar arasındaki boşluklardan faydalanmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Bölgesel, dinsel veya ideolojik farklılıkların çatışma sebebi olmaktan çıkarıldığı bir dünya düzeni kurmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu ifade eden Gürlek, Türkiye’nin uluslararası hukuka yaklaşımının temelinde de bu kapsayıcı ve adil anlayışın yattığını sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız