Almanya siyasetinde sular durulmuyor. 6 Mayıs 2025 tarihinde göreve başlayan Başbakan Friedrich Merz, kariyerinin en zorlu virajlarından birini dönmeye hazırlanıyor. Özellikle Saksonya-Anhalt eyaletinde yaşanan seçim hezimeti, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) içerisinde ciddi bir huzursuzluk dalgası yarattı. Partinin 2021 yılına kıyasla yaklaşık 20 puanlık bir oy kaybı yaşaması ve aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi'nin (AfD) yüzde 43,8 gibi çarpıcı bir oranla birinci çıkması, Merz'in liderliğini tartışmaya açtı. Bu gelişmeler ışığında, Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimlerin sonuçları, Merz'in siyasi geleceği için belirleyici bir eşik haline geldi.
Ya destekleyin ya da devirin resti
Başbakan Merz'in, Pazar günü sandıkların kapanmasının hemen ardından radikal bir hamle yapacağı konuşuluyor. Kulislerde dolaşan bilgilere göre Merz, parti yönetim kurulunu acil bir toplantıya çağırarak, koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) muhalefetine rağmen hayata geçirmek istediği reformlar için net bir tavır takınmalarını isteyecek. Bu toplantı, aslında dolaylı bir güvenoyu oylaması niteliği taşıyor. Merz'in, parti yönetimine ya arkasında durmaları ya da kendisini görevden almaları yönünde bir ültimatom vermesi bekleniyor. Bu strateji, koalisyon içerisindeki tıkanıklığı aşmak için bir güç gösterisi olarak yorumlansa da, kamuoyu anketlerinde yüzde 20'nin altına gerileyen popülaritesini artırmaya yetip yetmeyeceği büyük bir soru işareti olarak duruyor.
Alternatif isimler kulislerde konuşulmaya başlandı
Eğer parti yönetimi Merz'e olan güvenini yitirdiğini ilan ederse, Almanya'da siyasi dengeler kökten değişebilir. CDU içerisinde Merz'in olası bir ayrılığı durumunda koltuğa kimin oturacağı şimdiden tartışılmaya başlandı. Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, bu süreçte en güçlü aday olarak öne çıkıyor. Öte yandan, İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'in ismi de bir uzlaşı adayı olarak telaffuz ediliyor. Ancak Dobrindt'in olası bir başbakanlığının, kardeş parti Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) içerisinde, Genel Başkan Markus Söder ile yaşanabilecek bir otorite çatışması nedeniyle sorun yaratabileceği değerlendiriliyor. Herhangi bir liderlik değişikliği, sadece parti içi bir mesele değil, aynı zamanda Alman Federal Meclisi'ni de kapsayan karmaşık bir siyasi süreç anlamına geliyor.
BM zirvesi ertelendi, gözler meclis grubuna çevrildi
Siyasi atmosferdeki bu gerilim, Merz'in uluslararası programlarını da etkiledi. Başbakan, New York'ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmak üzere planladığı seyahatini, ülkedeki gelişmeleri yakından takip edebilmek adına bir gün erteledi. Merz'in bu kararı, Salı günü gerçekleşecek olan CDU/CSU Meclis Grubu toplantısına bizzat katılarak, seçim sonuçlarının yansımalarını ve partinin gelecekteki yol haritasını değerlendirme isteğinden kaynaklanıyor. Son anket verileri, AfD'nin ülke genelinde yüzde 30 bandına yükseldiğini, CDU ve CSU'nun toplam oy oranının ise yüzde 20 seviyelerinde çakılı kaldığını gösteriyor. Bu tablo, Merz'in önündeki en büyük engelin sadece parti içi muhalefet değil, aynı zamanda seçmen nezdindeki ciddi güven kaybı olduğunu kanıtlıyor.