Brüksel'de düzenlenen Avrupa Birliği Liderler Zirvesi'nin ikinci gününde, Ukrayna'daki savaşın seyri ve Avrupa'nın bu süreçteki stratejik konumu masaya yatırıldı. Zirve öncesinde basın mensuplarının karşısına çıkan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa'nın savunma sanayii ve teknolojik altyapısı hakkındaki çarpıcı bir gerçeği dile getirdi. Ukrayna ordusunun sahada operasyonel üstünlüğünü korumak için kullandığı SpaceX merkezli Starlink uydu hizmetine değinen Kallas, Avrupa'nın mevcut durumda bu sistemin yerini doldurabilecek herhangi bir teknolojik kabiliyete sahip olmadığını açıkça ifade etti.
Savunma kapasitesinde kritik boşluk
Kallas, Ukrayna'nın kışı atlatabilmesi için hava savunma sistemlerine olan ihtiyacının hayati önem taşıdığını vurgularken, Avrupa'nın bu noktadaki yetersizliğinin sadece bir teknoloji sorunu değil, aynı zamanda stratejik bir zafiyet olduğunu belirtti. Rusya'nın barış veya ateşkes sinyali vermediği bir ortamda, Ukrayna'nın hayatta kalma mücadelesine destek vermenin bir zorunluluk olduğunu belirten Yüksek Temsilci, Avrupa Savunma Ajansı'nın eksiklikleri tespit ettiğini ancak bu kritik kabiliyetlerin hayata geçirilmesi sürecinin hızlandırılması gerektiğini dile getirdi. Avrupa'nın kendi güvenlik mimarisini inşa etme yolunda attığı adımların, Starlink gibi dışa bağımlı olunan alanlarda henüz yeterli seviyeye ulaşmadığı bu açıklamayla bir kez daha tescillenmiş oldu.
Rusya'ya karşı yaptırım ve finansman arayışı
Ukrayna'nın finansal ihtiyaçlarının karşılanması konusunda ise Kallas, Rusya'nın dondurulmuş varlıklarının kullanımına dair yürütülen tartışmalara değindi. Rusya savaş tazminatı ödemediği sürece bu varlıkların iade edilmeyeceği konusunda bir mutabakat olduğunu hatırlatan Kallas, Ukrayna'nın bu kaynağa acil ihtiyacı olduğunu belirtti. Ülkeler arasında riski paylaştıracak dayanışma mekanizmaları üzerinde çalıştıklarını ifade eden Kallas, Rusya üzerindeki baskıyı artırmak için bin 600 yeni kişi ve kuruluşu kapsayan yaptırım listelerinin genişletildiğini ve yeni paketler üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
ABD ile stratejik uyum ve güvenlik kaygıları
Rusya'nın sadece mevcut savaşı bitirmekle kalmayıp, gelecekte başka çatışmalar başlatmasını engellemenin de temel hedefleri olduğunu belirten Kallas, bu konuda ABD ile yürütülen diplomatik sürece de ışık tuttu. Amerikalı müttefiklerini saldırgan tarafı daha fazla sıkıştırmaları gerektiği konusunda ikna etmeye çalıştıklarını söyleyen Kallas, Avrupa'nın güvenlik kaygılarını içeren kapsamlı bir liste hazırladıklarını ve bu listenin Rusya'ya sunulması gerektiğini vurguladı. Rusya'nın somut tavizler vermediği sürece taleplerinin karşılanmaması gerektiğini savunan Kallas, müttefiklerle bu zorlu diplomatik süreçte ortak bir duruş sergilemenin önemine dikkat çekti. Avrupa'nın kendi savunma sanayii kapasitesini artırma zorunluluğu, bu diplomatik çabaların merkezinde yer alıyor.