Antalya, önümüzdeki günlerde dünya uzay gündeminin merkez üssü olmaya hazırlanıyor. 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) öncesinde düzenlenen Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın ev sahipliğinde gerçekleşti. 38 ülkeden gelen bakanlar, büyükelçiler ve parlamenterlerin katılımıyla düzenlenen bu kritik zirve, Türkiye'nin uzay vizyonunu dünyaya bir kez daha ilan ettiği bir platforma dönüştü. Bakan Kacır, 5-9 Ekim tarihleri arasında 111 ülkeden 12 binden fazla misafiri ağırlayacaklarını belirterek, 40'tan fazla astronotun da aralarında bulunduğu dev bir kadronun bilimsel ve ticari iş birlikleri için bir araya geleceğini vurguladı. 8 binden fazla bilimsel makale başvurusuyla rekor kırılan bu organizasyon, Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi'nin uluslararası arenadaki yansıması olarak görülüyor.

Ay misyonunda kritik tarih: 2027
Türkiye'nin derin uzay programı kapsamında attığı adımlar, artık somut bir takvime bağlanmış durumda. Bakan Kacır, Türk mühendislerin ve bilim insanlarının yoğun gayretleriyle yüzde 87 yerlilik oranıyla üretilen Ay uzay aracının 2027 yılının ilk aylarında fırlatılacağını müjdeledi. Bu başarıyla Türkiye, kendi geliştirdiği araçla Ay yüzeyine erişebilen dünyadaki dokuz ülkeden biri olma unvanını kazanacak. Gönderilecek olan uzay aracı, Ay çevresinde uydu görevi görerek yüzeye ilişkin detaylı araştırmalar yürütecek. Ayrıca, milli hibrit roket teknolojisinin bu görevde ilk kez derin uzayda kullanılması, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığı adına tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor.

Somali'de yükselen uzay limanı
Türkiye'nin uzaydaki hedefleri sadece araç üretmekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda uzaya bağımsız erişim sağlayacak altyapı projeleri de hızla ilerliyor. Bakan Kacır, Somali'de inşa edilen uzay limanının stratejik önemine dikkat çekerek, ekvatora yakın konumu sayesinde bu tesisin Türkiye'yi kendi roketleriyle kendi araçlarını uzaya taşıyabilen seçkin ülkeler arasına sokacağını belirtti. Bu vizyon, İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi projelerle pekiştirilen uydu geliştirme kabiliyetlerini bir üst seviyeye taşıyor. İMECE-2, İMECE-3 ve TÜRKSAT 7A gibi yeni nesil projelerle Türkiye, kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını üretebilen 11 ülke arasındaki yerini daha da sağlamlaştırıyor.

Parlamenter düzeyde uzay diplomasisi
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ise uzay çalışmalarının sadece teknik bir mesele değil, aynı zamanda yasal ve diplomatik bir süreç olduğunu vurguladı. Uzay trafiğinin yönetimi, çevre kirliliği ve madenlerin kullanımı gibi konularda uluslararası bir konsensüs oluşturulması gerektiğini belirten Oktay, Türkiye'nin bu süreçlerde yasa koyucu ve yönlendirici bir rol üstlendiğini ifade etti. Uzayda kalıcı olma, Ay'ı bir istasyona dönüştürme ve nihayetinde Mars yolculuğuna hazırlık yapma hedefleri, Türkiye'nin küresel ölçekteki iddialı duruşunu destekliyor. Oktay, Türkiye'nin her alanda ilk 10 ülke arasında yer alma hedefi doğrultusunda, uzay hukukundan teknolojik üretime kadar her aşamada aktif bir aktör olmaya devam edeceğini belirtti.

