Havadis | Siyaset | Bağdat’ta tarihi çıkış: Kıbrıs Türkleri için 50 yıllık bekleyiş sona ermeli

Bağdat’ta tarihi çıkış: Kıbrıs Türkleri için 50 yıllık bekleyiş sona ermeli

Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında kürsüye çıkan KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, uluslararası topluma seslenerek artık tükenmiş bir modelin peşinde zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız izolasyonların kaldırılması için somut adımlar atılmasını talep etti.

Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında kürsüye çıkan KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, uluslararası topluma seslenerek artık tükenmiş bir modelin peşinde zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız izolasyonların kaldırılması için somut adımlar atılmasını talep etti.

Bağdat’ta tarihi çıkış: Kıbrıs Türkleri için 50 yıllık bekleyiş sona ermeli
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Irak'ın başkenti Bağdat, 17-18 Ekim tarihlerinde İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 52. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'na ev sahipliği yaparken, toplantının en dikkat çekici mesajlarından biri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kanadından geldi. Diyalog ve Dayanışma temasıyla düzenlenen zirvenin son gününde söz alan KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinde yarım asrı geride bırakan müzakere süreçlerinin artık bir çıkmaza girdiğini belirterek, uluslararası topluma ezber bozan bir çağrıda bulundu. Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını ve egemenlik mücadelesini dünya kamuoyuna bir kez daha hatırlattı.

Tükenmiş modellere veda zamanı

Bakan Ertuğruloğlu, konuşmasında özellikle 2021 yılından bu yana savundukları iki bağımsız ve egemen devletin iş birliğine dayalı çözüm modelinin altını çizdi. Geçmişte denenen ve sonuç vermeyen yöntemler üzerinde ısrar etmenin Kıbrıs Türk halkına zaman kaybettirdiğini ifade eden Ertuğruloğlu, Kıbrıs Adası'nın mevcut gerçekliğinin tek ada üzerinde iki ayrı devlet olduğunu vurguladı. Tükenmiş bir model üzerinde müzakere ederek bir 50 yıl daha kaybetme lükslerinin kalmadığını belirten Bakan, uluslararası toplumun Rum tarafı lehine sergilediği taraflı tutumun artık son bulması gerektiğini dile getirdi.

İzolasyonların gölgesinde kalan nesiller

Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı haksız izolasyonların sadece siyasi bir sorun olmadığını, aynı zamanda gençlerin, sporcuların, sanatçıların ve akademisyenlerin uluslararası platformlara katılımını engelleyen insani bir kriz olduğunu belirten Ertuğruloğlu, İİT üyesi ülkeleri bu konuda daha duyarlı olmaya davet etti. KKTC ile siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesinin bir tercih değil, bir gereklilik olduğunu savunan Bakan, üye devletlerden Kıbrıs Türk halkına yönelik uygulanan ambargoların kaldırılması için somut ve zamanında adımlar atılmasını beklediklerini ifade etti. Bu çağrı, Kıbrıs Türklerinin uluslararası arenada hak ettiği yeri alması adına kritik bir adım olarak değerlendirildi.

Tarihi bir dönüm noktası olarak 1974

Konuşmasında geçmişe de ışık tutan Ertuğruloğlu, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkının yaşadığı ağır baskı ve izolasyon dönemlerini hatırlattı. Türkiye'nin 1974 yılında gerçekleştirdiği müdahalenin sadece bir askeri harekat değil, aynı zamanda bir halkın varlığını koruma ve adanın Yunanistan'a bağlanmasını engelleme hamlesi olduğunu belirten Bakan, bu müdahalenin Kıbrıs Türklerinin hayatlarını kurtardığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı, KKTC'nin bağımsızlığının tanınması ve diplomatik ilişkilerin kurulması yönündeki tarihi çağrısına da atıfta bulunan Ertuğruloğlu, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kıbrıs Türk halkı adına teşekkürlerini iletti.

Bağdat'taki temaslarını yoğun bir diplomasi trafiğiyle sürdüren Ertuğruloğlu, toplantı kapsamında çeşitli ülkelerin heyet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdi. 18 Ekim akşamı Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Anıl Bora İnan'ın ev sahipliğinde düzenlenen akşam yemeğinde de yer alan Bakan ve beraberindeki heyetin, temaslarını tamamlayarak KKTC'ye dönmesi bekleniyor. Bu ziyaret, KKTC'nin İslam dünyası nezdindeki görünürlüğünü artırma ve haklı davasını daha geniş kitlelere duyurma noktasında önemli bir diplomatik zemin oluşturdu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız