Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kayseri’de düzenlenen Erciyes Zirvesi’nde iklim değişikliği ve gıda güvenliği konularında kritik açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki konumu nedeniyle iklim krizine karşı en savunmasız bölgelerden birinde yer aldığını belirten Kurum, sorumluluk almaktan kaçınmadıklarını vurguladı.

Zirvede, iklim değişikliğinin sadece hava olaylarını değil; tarımı, aile bütçesini ve toplumun huzurunu doğrudan etkilediğine dikkat çekildi. Bakan Kurum, gıda güvenliği ve su kaynaklarının korunmasının artık bir güvenlik meselesi haline geldiğini ifade etti.

İklim krizine karşı çözüm yöntemleri
Bakan Kurum, COP31 süreci kapsamında hazırlanan Antalya 2035 hedeflerinin Türkiye’nin dünyaya verdiği bir söz olduğunu belirtti. Verilen vaatlerin ötesine geçerek sahada somut sonuçlar almayı amaçladıklarını söyleyen Kurum, özellikle finansmana erişimi kısıtlı olan ülkeler için adil bir dönüşüm modeli talep ettiklerini dile getirdi.

Siyaset ve iş birliği mesajı
Muhalefet belediyeleriyle yürütülen görüşmelere de değinen Bakan Kurum, kapılarının tüm vatandaşlara açık olduğunu belirtti. Siyasi ayrım gözetmeksizin istişareye devam edeceklerini söyleyen Kurum, "İklim değişikliğiyle mücadele, gelecek nesillere karşı bir borçtur" diyerek ortak akıl vurgusu yaptı.

Peki bu gelişmeler günlük hayatı nasıl etkileyecek?
Sürdürülebilir tarım ve enerji yatırımları, uzun vadede market raflarındaki gıda fiyatlarından şehirlerin afet direncine kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. Bakanlığın "uygulama odaklı" dediği bu yeni dönemde, şehirlerdeki su yönetimi ve yeşil enerji projelerinin hız kazanması bekleniyor. Kasım ayında yapılacak olan zirveyle birlikte bu çalışmaların daha belirgin hale gelip gelmeyeceğini ise hep birlikte göreceğiz.


