Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen ve imam hatip okullarının 75. yıl dönümünü kutlayan İlimle, İrfanla, Başarıyla: 75 Yıl temalı özel programda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Tekin, eğitim camiasının yoğun ilgi gösterdiği 6. Başarılı Örnekler Sergisi'nin de yer aldığı etkinlikte, imam hatip okullarının Türkiye'nin toplumsal hafızasındaki yerini ve bu kurumların geçirdiği tarihsel süreçleri detaylandırdı. Konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu okulların yeniden güçlenmesindeki stratejik liderliğine özel bir parantez açan Tekin, Erdoğan'ı imam hatip okullarının üçüncü kurucusu olarak nitelendirdi.
Tarihsel Süreçte İmam Hatiplerin Dönüşümü
Bakan Tekin, imam hatip okullarının 1930'lu yıllarda tek parti döneminde kapatılmasının ardından yaşanan toplumsal ihtiyaca dikkat çekti. 1947 yılındaki Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı'nda dile getirilen cenaze yıkama hizmetlerindeki eksiklik tartışmalarının, aslında halkın temel bir talebinin yansıması olduğunu ifade etti. 1950 yılında Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi, Tevfik İleri'nin Milli Eğitim Bakanlığı görevini üstlenmesi ve Mahmut Celalettin Ökten'in öncü girişimleri sayesinde 1951 yılında bu okulların ikinci kez kapılarını açtığını hatırlattı. Tekin, o dönemden 1990'ların sonuna kadar imam hatip okullarının toplumda büyük bir karşılık bulduğunu ve lise öğrencilerinin önemli bir kısmının bu okulları tercih eder hale geldiğini belirtti.
28 Şubat Müdahalesi ve Eğitimde Kısıtlamalar
Konuşmasının devamında 28 Şubat 1997 sürecine değinen Bakan Tekin, o dönemin askeri vesayet anlayışını sert bir dille eleştirdi. Eğitimi en iyi bildiğini iddia eden bir grubun, güvenlik kurulu adı altında sivil iradeyi devre dışı bırakarak imam hatip ortaokullarını kapattığını ve katsayı engeli gibi akademik kısıtlamalarla öğrencilerin önünü kestiğini ifade etti. Bu sürecin Türkiye'nin eğitim sistemine vurulmuş bir darbe olduğunu savunan Tekin, o günlerde yaşananların sadece bir okul türüne değil, milletin değerlerine yönelik bir müdahale olduğunu vurguladı.
Eğitimde Yeni Vizyon ve Akademik Başarı
Bakan Tekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde 2014 yılından itibaren atılan adımlarla imam hatip okullarının sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da dönüştüğünü belirtti. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile milli ve manevi değerlerin eğitim müfredatının merkezine yerleştirildiğini ifade eden Tekin, bu süreçte sadece imam hatip okullarının değil, Türkiye'deki tüm eğitim kurumlarının fiziki altyapısının ve akademik kalitesinin yükseltildiğini söyledi. Bakan, 2003 yılında OECD'nin PISA sınavlarında ilk 30'a dahi giremeyen Türkiye'nin, bugün 91 ülke arasında ilk 15 içerisinde yer almasının, eğitimde kat edilen mesafenin en somut kanıtı olduğunu sözlerine ekledi. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda toplumsal kardeşliğin önemine de değinen Tekin, genç nesillere bu değerlerin aktarılmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu vurguladı.