Türkiye'de uzun süredir devam eden barış arayışlarında yeni bir döneme giriliyor. Siyasi partiler ve taraflar, çözümün hukuki zeminini oluşturacak adımları tartışmaya devam ediyor. Bu süreçte gözler, TBMM'ye gelmesi beklenen çerçeve yasa teklifine çevrilmiş durumda.

Yasanın sınırları ne olmalı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada çerçeve yasaya ilişkin beklentilerini sıraladı. Bakırhan'a göre, yasa dar kapsamlı olmamalı ve güvenlikçi bir dilden tamamen arındırılmalı. İnsanların geleceğini tek bir savcının veya hakimin inisiyatifine bırakmayan, net ve güven veren bir hukuki metnin şart olduğunu savunan Bakırhan, yasanın toplumsal barışı kalıcı kılacak cesarette yazılması gerektiğini belirtti.
Barışın önündeki belirsizlikler
Bakırhan, sürecin başarıya ulaşması için geri dönüşlerin güvence altında olması gerektiğinin altını çizdi. "Hukuk yoksa güven olmaz" diyen Bakırhan, sürece dahil olmak isteyenler arasında ayrım yapılmaması gerektiğini ifade etti. Dağdan dönüşlerden cezaevindeki tutuklulara kadar herkesi kapsayan, muğlaklıktan uzak bir düzenlemenin şart olduğunu söyleyen Bakırhan, yasanın bir an önce Meclis gündemine taşınması gerektiğini dile getirdi. Peki, iktidarın bu çağrıya vereceği yanıt ve yasanın içeriği, barış sürecinin gelecekteki seyrini nasıl şekillendirecek?