Ticaret Bakanı Ömer Bolat, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Belçika'nın başkenti Brüksel'de, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceğini şekillendirecek kritik bir zirveye katılım sağladı. Türkiye-AB İş Zirvesi kapsamında düzenlenen oturumda, AB Ticaret ve Ekonomik Güvenlik Komiseri Maros Sefcovic ile birlikte iş dünyasının önde gelen temsilcilerine hitap eden Bakan Bolat, iki taraf arasındaki ticari bağların sadece geçmişe değil, geleceğe de nasıl yön vereceğini detaylandırdı. Zirve, küresel ekonomideki belirsizliklerin arttığı bir dönemde, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin ortak bir vizyonla hareket etme gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Ekonomik ortaklığın somut göstergeleri
Bakan Bolat, konuşmasında Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik entegrasyonun derinliğine vurgu yaparak, mevcut ticaret hacminin 233 milyar doları aştığını hatırlattı. Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70'inin Avrupa sermayesinden geldiğini belirten Bolat, bu verilerin karşılıklı bağımlılığın en somut kanıtı olduğunu ifade etti. AB Ticaret ve Ekonomik Güvenlik Komiseri Maros Sefcovic'in de Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin stratejik önemine değindiği zirvede, Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu mekanizmasının bu bağları daha ileriye taşımada kilit bir rol oynayacağı konusunda mutabık kalındı. Bakan Bolat, bu mekanizmanın iki taraf arasındaki ticari sorunların çözümünde ve iş birliği alanlarının genişletilmesinde temel bir araç olduğunu belirtti.
Küresel rekabette Türkiye'nin stratejik konumu
Küresel ticarette yaşanan çalkantılı süreçlere karşı Türkiye ve AB'nin ortak bir rekabetçilik anlayışıyla hareket etmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu dile getiren Bakan Bolat, Gümrük Birliği'nin önemine dikkat çekti. AB'nin yeni sanayi ve rekabet politikalarının, Gümrük Birliği sayesinde kurulan güçlü üretim ve tedarik zincirlerini gözeterek şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bolat, Türkiye'nin Avrupa için sadece bir ticaret ortağı değil, aynı zamanda güvenilir bir üretim üssü ve stratejik bir tedarik zinciri paydaşı olduğunu ifade etti. Avrupa'nın sanayi kapasitesinin ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün geliştirilmesinde Türkiye'nin sahip olduğu potansiyelin her geçen gün daha fazla önem kazandığını belirten Bakan, bu kazanımların derinleştirilmesinin her iki tarafın da uzun vadeli çıkarlarına hizmet edeceğini vurguladı.
Türkiye Yüzyılı vizyonu ve gelecek hedefleri
Türkiye'nin yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinde AB ile iş birliğini derinleştirme konusundaki kararlılığını yineleyen Bakan Bolat, Gümrük Birliği'nin sunduğu imkanların daha etkin kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonunun, ülkenin üretim, ihracat, yatırım ve teknoloji kapasitesini büyütmeyi hedeflediğini belirten Bolat, Türkiye'yi küresel ekonominin vazgeçilmez aktörlerinden biri haline getirme hedeflerini yineledi. Ticaretin Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, Türkiye'nin stratejik coğrafi konumunu, nitelikli insan kaynağını ve gelişmiş üretim kabiliyetlerini uluslararası arenada daha ileri bir noktaya taşımak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade eden Bakan Bolat, iş dünyaları arasındaki bağların güçlendirilmesinin ortak rekabet gücünü en üst seviyeye taşıyacağını sözlerine ekledi.