İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile birlikte gerçekleştirdiği Brüksel ziyareti kapsamında, iki ülke arasındaki güvenlik mimarisini güçlendirecek önemli bir mutabakata imza attı. Türkiye-Belçika Üçlü Bakanlar Toplantısı'nda bir araya gelen heyetler, sınırları aşan suç örgütlerine karşı daha etkin bir mücadele yürütmek adına stratejik bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda, Türkiye ve Belçika polis teşkilatları arasında 2027-2028 yıllarını kapsayan Ortak Eylem Planı yürürlüğe girdi.
Güvenlik gündeminde kritik başlıklar
Brüksel'deki temasların ana eksenini terörle mücadele, organize suç şebekelerinin tasfiyesi, suçluların iadesi ve düzensiz göç yönetimi oluşturdu. Bakan Çiftçi, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, Belçikalı muhataplarıyla yapılan görüşmelerde Türkiye'nin güvenlik beklentilerini net bir dille ifade ettiklerini belirtti. Özellikle aranan şahısların yakalanarak Türkiye'ye iadesi konusunda somut adımlar atılması gerektiğinin altı çizilirken, yeni nesil suç örgütlerine karşı operasyonel iş birliğinin ve istihbarat paylaşımının artırılması kararlaştırıldı.

Sınır ötesi mücadelede kararlılık vurgusu
Toplantıda ele alınan bir diğer önemli konu ise düzensiz göç meselesi oldu. Türkiye, bu alanda adil bir yük paylaşımının şart olduğunu ve gönüllü geri dönüşlerin uluslararası düzeyde desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Çiftçi, organize suç çetelerine karşı sınır ötesinde yürütülen mücadelenin tavizsiz bir şekilde devam edeceğini belirterek, bu yeni eylem planının iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğini daha somut bir zemine taşıyacağını ifade etti. Milletin huzur ve güvenliğini sağlamak adına gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerini belirten Çiftçi, Brüksel'deki temasların ortak güvenlik vizyonuna önemli katkılar sunacağını dile getirdi.

Operasyonel kapasite artırılacak
İmzalanan 2027-2028 Yılları Ortak Eylem Planı, sadece bir niyet beyanı olmanın ötesinde, polis teşkilatları arasındaki teknik ve operasyonel kapasiteyi artırmayı hedefliyor. Terörle mücadeledeki kararlılığın yanı sıra, suç şebekelerinin finansal kaynaklarının kurutulması ve dijital suçlarla mücadele gibi modern güvenlik tehditlerine karşı da ortak bir duruş sergilenmesi planlanıyor. Türkiye'nin güvenlik bürokrasisi, bu tür uluslararası iş birlikleriyle sınır ötesindeki suç unsurlarını daha yakından takip etmeyi ve etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor. Brüksel'de atılan bu imzalar, iki ülke arasındaki diplomatik ve güvenlik odaklı ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da derinleşeceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.