Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen kapsamlı müzakereler sırasında söz alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunun yakından takip ettiği fon soruşturması süreciyle ilgili önemli bir taahhütte bulundu. Yılmaz, mağduriyetlerin giderilmesi noktasında devletin genel bütçesinden herhangi bir kaynak aktarılmayacağının altını çizerek, çözümün tamamen hukuksuz yollarla elde edilen varlıkların geri kazanılmasına dayalı bir modelle ilerleyeceğini belirtti.
Haksız kazançlar mağduriyetleri giderecek
Yılmaz, yaptığı konuşmada, fon soruşturması kapsamında yürütülen çalışmaların temel prensibini şu sözlerle açıkladı: Milletimizin kaynağı bu süreçlerde kesinlikle kullanılmayacak. Bunun yerine, fonların kendi iç kaynakları, fahiş gelirler ve manipülatif işlemlerle elde edilen haksız kazançlardan geri alınan tutarlar kullanılacak. Ayrıca, hukuksuz işlemlerden dolayı el konulan gayrimenkuller ve diğer varlıklar değerlendirilerek, yatırımcıların haklarının iade edilmesi için olağanüstü bir tasfiye yöntemi izlendiğini ifade etti. Yılmaz, manipüle edilerek şişirilmiş rakamların gerçek kaybı yansıtmadığını, asıl odaklandıkları noktanın sisteme giren ana para olduğunu vurguladı.
Yasama ve yürütme arasındaki iş birliği
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin işleyişine dair eleştirilere de yanıt veren Yılmaz, kanuni düzenlemelerin neden parti grubuyla birlikte yürütüldüğünü detaylandırdı. Hükümetin bütçe kanunu dışında doğrudan kanun teklif etme yetkisinin bulunmadığını hatırlatan Yılmaz, bu nedenle teknik çalışmaların ardından tekliflerin milletvekilleri aracılığıyla Meclis'e sunulduğunu belirtti. Bu durumun partizan bir yaklaşım değil, sistemin teknik bir gerekliliği olduğunu ifade eden Yılmaz, yapıcı eleştirileri dikkate alarak yürütme süreçlerini iyileştirmeye devam edeceklerini dile getirdi.
Kamu görevlilerinin kurullardaki konumu
Üst düzey kamu görevlilerinin çeşitli kurullarda görev almasıyla ilgili tartışmalara da değinen Yılmaz, bu durumun hukuki bir sorun teşkil etmediğini ancak geleceğe dönük olarak daha şeffaf bir çerçeve oluşturulması gerektiğini kabul etti. Kişisel olarak Devlet Denetleme Kurulu'na güvendiğini belirten Yılmaz, sistemin daha sağlıklı işlemesi adına bu tür yapısal konuların ilerleyen dönemlerde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla hareket etmenin bir görev bilinci olduğunu vurgulayan Yılmaz, yüzde 52 oy almış bir liderin talimatıyla çalışmanın kendisi için bir şeref olduğunu sözlerine ekledi.