Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ'da düzenlenen 27. İş Dünyası Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çevresindeki jeopolitik risklere rağmen izlediği temkinli ve kararlı politikaların altını çizdi. Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan çatışmaların ekonomik yansımalarına dikkat çekerek, ülkenin bu zorlu süreçten en az hasarla çıkması için atılan adımları paylaştı. Türkiye'nin son 24 yılda inşa ettiği ekonomik altyapının, dışsal şoklara karşı bir kalkan görevi gördüğünü belirten Yılmaz, maceracı politikalardan uzak durarak istikrarı korumanın temel öncelikleri olduğunu vurguladı.
Ekonomik Dayanıklılık ve Savaşın Etkileri
Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini hatırlatan Yılmaz, 2026 yılı için de zorlu şartlara rağmen yüzde 3,3'lük bir büyüme beklentisi içinde olduklarını ifade etti. Enflasyonla mücadelede doğru istikamette ilerlediklerini belirten Yılmaz, bölgesel savaşların enerji maliyetleri üzerindeki baskısına dikkat çekti. Özellikle İran-ABD ve Rusya-Ukrayna hattındaki gerilimlerin, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler üzerinde yarattığı maliyetlerin geçici olduğunu savunan Yılmaz, enflasyondaki gerileme trendinin süreceğini öngördüklerini dile getirdi. Bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3 civarında seyretmesi ve son dört yılda deprem bölgesine yapılan 5,4 trilyon liralık harcamaya rağmen mali disiplinin korunması, makroekonomik temellerin sağlamlığının bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Terörsüz Türkiye İçin Yeni Dönem
Konuşmasının önemli bir bölümünü terörsüz Türkiye vizyonuna ayıran Cumhurbaşkanı Yardımcısı, güvenliğin olmadığı bir ortamda kalkınma ve demokrasinin yeşeremeyeceğini belirtti. Terörün Türkiye'ye 40 yılı aşkın süredir hem insani hem de ekonomik açıdan ağır bir fatura çıkardığını ifade eden Yılmaz, bu maliyetin yaklaşık 2,3 trilyon dolar seviyesinde olduğunu vurguladı. Meclis'te 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilen yeni kanuni düzenlemenin, Türkiye'nin kendi sorunlarını çözme kapasitesini ortaya koyan bir mutabakat metni olduğunu söyledi. Yılmaz, bu sürecin üçüncü bir tarafın müdahalesi olmadan, tamamen Türkiye'nin kendi kurumları ve meclis denetimi altında yürütüldüğünü belirtti.
Kademeli Çözüm ve İzleme Mekanizmaları
Terörün sona erdirilmesi sürecinin iki aşamalı bir yapıya sahip olduğunu açıklayan Yılmaz, ilk aşamanın silahların bırakılması ve örgütsel yapıların feshedilmesi olduğunu belirtti. Bu aşamanın sahada somut olarak gerçekleşmesinin ardından Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edileceğini ve ancak bu onaydan sonra ikinci aşamaya geçileceğini ifade etti. Yürütme bünyesinde kurulan dört farklı alt kurulun, hukuk, sosyal uyum, saha izleme ve silahsızlanma konularında koordineli bir şekilde çalıştığını belirten Yılmaz, sürecin şeffaf bir şekilde meclis gözetiminde ilerleyeceğini yineledi. Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli'nin katkılarıyla şekillenen bu Türkiye modelinin, ülkenin sorun çözme becerisini dünyaya kanıtladığını sözlerine ekledi.