Ankara'da düzenlenen NATO Savunma Sanayii Forumu'nda söz alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, müttefikler arasındaki ticaret engellerinin kolektif güvenliğe zarar verdiğini belirtti. Yılmaz, Türkiye'nin savunma kapasitesini hem NATO hem de Avrupa güvenliği için kritik bir noktada konumlandırdı.

Savunma sanayiinde kısıtlamalar kalkmalı
Cevdet Yılmaz, müttefik ülkelerin birbirlerine uyguladığı yaptırımların askeri hazırlığı zayıflattığını net bir dille ifade etti. Türkiye'nin, Avrupa Birliği başta olmak üzere kıtadaki tüm güvenlik girişimlerinde aktif rol alması gerektiğini savunan Yılmaz, kısıtlamaların sürmesi halinde üretim maliyetlerinin artacağını ve kapasite gelişiminin yavaşlayacağını kaydetti.

Türkiye'nin hedefleri ve küresel konumu
Türkiye'nin savunma ihracatında dünya genelinde 11'inci sırada bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, kısa sürede ilk 10'a girmeyi hedeflediklerini paylaştı. TSK envanterindeki yerlilik oranının yüzde 80'i aştığını belirten Yılmaz, KAAN gibi projelerin Türkiye'yi teknolojik açıdan yeni bir lige taşıdığını vurguladı. Forumda ayrıca, savunma sanayii iş gücünün gençliği ve kadın mühendislerin sektördeki yüksek oranı dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
Peki bu durum sahayı nasıl etkiler? İttifak içindeki bu "ambargo" tartışması, özellikle Türkiye'nin Avrupa savunma projelerine entegrasyonu konusunda bir dönüm noktası olabilir. Önümüzdeki süreçte NATO'nun üretim kapasitesini artırma baskısı, müttefikler arası ticaretin önündeki bürokratik ve siyasi engellerin gevşetilip gevşetilmeyeceğini gösterecek.