Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, belediye başkanlarının kurumsal aidiyetlerine yönelik sert ve net mesajlar verdi. Sarı, partinin kurumsal kimliğinin her türlü kişisel beklentinin ve makamın üzerinde olduğunu belirterek, belediye başkanlarının sorumluluklarını yalnızca CHP Genel Merkezi'ne karşı taşımaları gerektiğini ifade etti. Özellikle başka siyasi partilerin genel başkanlarına bilgi aktarımı yapılması konusundaki rahatsızlığını dile getiren Sarı, bu durumun parti disiplini ve hiyerarşisi açısından kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Kurumsal kimlik ve aidiyet vurgusu
CHP'nin 2 Haziran'da göreve gelen Merkez Yönetim Kurulu'nun zorlu bir geçiş sürecini yönettiğini belirten Sarı, partide eş zamanlı olarak bir arınma ve ayrışma sürecinin yürütüldüğünü ifade etti. Bu kapsamda parti organlarının yeniden işlevsel hale getirildiğini, parlamento grubunda yeni bir yönetimin oluşturulduğunu ve 74 il başkanının görevden alınarak yerlerine yeni atamalar yapıldığını hatırlattı. Sarı, bu yenilenme sürecinin kapsayıcı bir anlayışla sürdürüldüğünü ve parti içerisindeki tüm kademelerin bu disiplin anlayışına uyum sağlaması gerektiğini belirtti. Belediye başkanlarının parti faaliyetlerine katılımının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade eden Sarı, hiç kimsenin kendisini CHP'den üstün görmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Belediye başkanlarının başka partilere geçişi
31 Mart 2024 seçimlerinde CHP listelerinden seçilen belediye başkanlarının başka partilere geçiş süreçlerine de değinen Sarı, mevcut tabloyu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Seçim döneminde kazanılan 416 belediyeden sadece 122'sinin CHP bünyesinde kaldığını, 38 belediye başkanının AKP'ye, yaklaşık 173 belediye başkanının ise Yeni Parti'ye geçtiğini açıkladı. Benzer bir durumun belediye meclis üyeleri için de geçerli olduğunu belirten Sarı, 6 bin 517 meclis üyesinden sadece 2 bin 453'ünün CHP çatısı altında görevine devam ettiğini vurguladı. Sarı, özellikle CHP listelerinden seçilip mücadelesini verdikleri siyasal çizginin tam karşısında yer alan AKP'ye geçişlerin kabul edilemez olduğunu belirterek, bu durumun özeleştiri gerektiren bir süreç olduğunu ifade etti.
Kurultay takvimi ve seçim öngörüleri
Parti içi demokrasi ve kongre süreçlerine ilişkin de bilgi veren Sarı, Eylül ayında başlatılan takvimin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Kasım ayında mahalle seçimleri ve ilçe kongrelerinin, Aralık ve Ocak aylarında ise il kongrelerinin tamamlanacağını ifade eden Sarı, 14 Şubat itibarıyla kurultay yapabilir hale geleceklerini duyurdu. Genel başkanlık adaylığı konusunda ise CHP Genel Başkanı'nın kurultayın doğal adayı olduğunu, ancak demokratik haklarını kullanarak aday olmak isteyen diğer isimlerin de süreç içerisinde değerlendirileceğini kaydetti. Erken seçim tartışmalarına da değinen Sarı, Orta Vadeli Program ve 2027 bütçesindeki sosyal harcamalar ile cari transferler kalemlerini incelediklerinde, hükümetin bir seçim bütçesi hazırladığını gördüklerini belirtti. Bu veriler ışığında 2027 yılında Türkiye'nin seçime gideceğini öngördüklerini ifade eden Sarı, seçime birkaç hafta kala alınacak kararları erken seçim olarak nitelendirmeyeceklerini, ancak 2028'e sarkan bir süreci de erken seçim saymayacaklarını sözlerine ekledi.