Bolu'nun doğa harikası Abant Gölü Milli Parkı, geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) TBMM Grubu Değerlendirme Toplantısı'na ev sahipliği yaptı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kapanış konuşmasıyla sona eren ve partinin önümüzdeki dönem yol haritasının çizildiği bu kritik buluşmanın ardından, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak önemli açıklamalarda bulundu. Öztrak, özellikle son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon krizine ve ülkenin genel gidişatına dair sert ifadeler kullandı.

Fon krizinde siyasi, bürokratik ve piyasa bağlantıları
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, yüz binlerce yatırımcıyı mağdur eden fon krizinin sadece bir finansal hata olmadığını, arkasında derin bir güven bunalımı yattığını savundu. Hükümetin ve denetleyici kurumların zamanında müdahale etmemesinin, bir vurguncu, bürokrat ve siyasetçi şeytan üçgenini akla getirdiğini belirten Öztrak, sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurguladı. Mağdurların zararlarının bir an önce karşılanması çağrısında bulunan Öztrak, bu çarktan haksız kazanç elde edenlerin mal varlıklarına vakit kaybetmeden el konulması gerektiğini ifade etti. Hukukun parayı gittiği yere kadar takip etmesi gerektiğini savunan CHP, Meclis açılır açılmaz bir araştırma komisyonu kurulması için önerge vereceklerini, aksi takdirde kendi bünyelerinde bir komisyon oluşturarak konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.

Hukukun araçsallaştırılması ekonomiyi vuruyor
Toplantıda öne çıkan bir diğer başlık ise hukukun siyasi mücadelelerde bir araç haline getirilmesi oldu. Öztrak, iktidarın sandıkta alamadığı yetkileri hukuki zorbalıklarla elde etmeye çalıştığını belirterek, Adalar Belediyesi'ndeki başkan vekilliği seçimlerini buna örnek gösterdi. Bu tür uygulamaların ülke ekonomisine duyulan güveni hızla aşındırdığını ifade eden Öztrak, faturanın millete daha az iş ve daha az aş olarak döndüğünü söyledi. Girişimcinin malının güvende olmadığını hissettiği bir ortamda yatırım yapmaktan kaçındığını belirten Öztrak, piyasada vurkaççıların hakimiyet kurduğunu dile getirdi.

Parlamenter sistem ve güçlü devlet vurgusu
Toplantı sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde ise Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve hukuki krizin temelinde, yürütme gücünün aşırı merkezileşmesi ve TBMM'nin denetim gücünün zayıflatılması olduğu vurgulandı. Bildirgede, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ortaya çıkan yetki yoğunlaşmasının vatandaşın hayatını zorlaştırdığı belirtilerek, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişin zorunlu olduğu ifade edildi. Güçler ayrılığının, bağımsız yargının ve güçlü bir Meclis'in önemine dikkat çekilen metinde, Türkiye'nin üreten, istihdam yaratan ve kaynaklarını milletin yararına kullanan bir ekonomik düzene kavuşması gerektiği belirtildi. Siyasette şeffaflık ve liyakat ilkelerinin altının çizildiği bildirgede, Siyasi Ahlak Yasası'nın çıkarılması ve kamu kaynaklarının korunması için mal varlığı denetimlerinin etkinleştirilmesi gerektiği kaydedildi.


