CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında, son dönemde belediye başkanlarına yönelik artan tutuklama kararlarını sert bir dille eleştirdi. Hükümetin devlet kurumlarını tahrip ettiğini ve yönetme kapasitesini yitirdiğini iddia eden Öztrak, özellikle Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer'in durumuna dikkat çekerek, seçilmiş yöneticilere yönelik yargı süreçlerinde hukuki bir istisna uygulanması gerektiğini belirtti. Öztrak, seçilmişlerin milletin emanet ettiği her kuruşun hesabını vermesi gerektiğini ancak tutuklu yargılamanın bir kural haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Seçilmiş yöneticiler için tutuklama istisna olmalı
Seçilmiş başkanların delilleri karartma veya kaçma şüphesi gibi somut gerekçeler olmaksızın doğrudan tutuklanmasının orantılılık ilkesine aykırı olduğunu savunan Öztrak, bu tür durumlarda adli kontrol tedbirlerinin öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Tutuklama kararının ancak adli kontrolün neden yetersiz kalacağının somut bir şekilde ispatlanması durumunda gündeme gelebileceğini belirten Öztrak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve tutuklanan diğer belediye başkanlarının derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Öztrak, bu uygulamaların hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını ve seçilmiş iradeye yönelik bir müdahale niteliği taşıdığını savundu.

Fon skandalında nepotizm iddiaları
Basın toplantısında gündemi değiştiren bir diğer konu ise sermaye piyasalarındaki fon skandalı oldu. Öztrak, bu skandalın üzerini örtmek amacıyla dijital bir OHAL ilan edildiğini iddia ederek, kurumlar arasındaki ilişki ağına dikkat çekti. Eski bir Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısının fon skandalından kısa süre önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu üyeliğine atanmasını ve eşinin fonları tasfiye edilen Bulls Yatırım A.Ş. ile olan ticari bağlarını örnek gösteren Öztrak, fon skandalına ilişkin haberlere erişim engeli getiren kurumun yönetiminde bu isimlerin bulunmasını eleştirdi. Öztrak, bu durumu kümesi tilkiye emanet etmek olarak nitelendirerek, nepotizm iddialarının kamuoyunun hukuka olan güvenini tamamen zedelediğini ifade etti.
Finansal Susurluk benzetmesi
Fon skandalını Türkiye'nin finansal Susurluk'u olarak tanımlayan CHP Grup Başkanı, 1996 yılındaki kazanın siyaset-bürokrasi-mafya üçgenini ifşa etmesi gibi, bu skandalın da siyaset-bürokrasi-vurguncu üçgenini ortaya çıkardığını belirtti. TBMM çatısı altında bir araştırma komisyonu kurulması için verdikleri önergenin AK Parti tarafından reddedildiğini hatırlatan Öztrak, SPK ve Borsa İstanbul yönetimlerinin derhal görevden alınması gerektiğini savundu. Finansal piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesi için radikal adımlar atılması gerektiğini belirten Öztrak, aksi takdirde Türkiye'nin çok daha büyük krizlerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığını da sözlerine ekledi.