Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında basın mensuplarıyla bir araya gelen DEM Parti Grup Başkan Vekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, ülkenin siyasi gündemine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle çözüm süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasanın mevcut işleyişi ve bu süreçteki bürokratik engeller, toplantının ana eksenini oluşturdu. İki isim de yasal düzenlemelerin toplumsal beklentileri karşılaması için atılması gereken adımları detaylandırdı.
Çözüm sürecinde takvim belirsizliği ve bürokratik engeller
Gülistan Kılıç Koçyiğit, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda örgüt mensuplarının silahsızlanması konusundaki takvim sorularına yanıt verirken, sürecin kendi iç mekanizması içerisinde ilerlediğini vurguladı. Koçyiğit, çerçeve yasanın uygulanabilmesi için Milli Güvenlik Kurulu onayının şart koşulmasının süreci belirli bir bürokratik çerçeveye hapsettiğini belirtti. Devletin güvenlik bürokrasisi ve örgüt kanadının konu üzerinde mesai harcadığını ifade eden Koçyiğit, kesin bir tarih vermenin şu aşamada mümkün olmadığını, ancak yasanın hayata geçirilmesi için gerekli koşulların en kısa sürede oluşacağına inandıklarını dile getirdi. Ayrıca İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile gerçekleştirdiği görüşmelerin, kurulacak İzleme Komisyonu'nun işleyişi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu hatırlattı.
Siyasi inisiyatif ve Meclis'in rolü
Sezai Temelli ise çözüm sürecinin önündeki en büyük engelin güvenlikçi yaklaşımlar olduğunu savundu. Çerçeve yasanın mevcut haliyle bir kurumun vesayeti altında olduğunu belirten Temelli, bu durumun aşılması için Meclis'in güçlü bir siyasi inisiyatif alması gerektiğini ifade etti. MGK vesayetinden kurtulmuş, toplumun beklentilerine yanıt veren ve Kürt meselesinin çözümünü merkeze alan bir çalışma dönemine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Temelli, sadece yasanın işletilmesine odaklanan değil, önündeki bariyerleri kaldıran bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini belirtti. Temelli, geçmişin kodlarıyla geleceği inşa etmenin mümkün olmadığını, bu nedenle Meclis'te kurulacak komisyonun çok daha etkin ve kapsayıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Seçim ittifakı ve anayasa tartışmalarına bakış
Toplantıda seçim ittifakı tartışmalarına da değinen Gülistan Kılıç Koçyiğit, gündemlerinde herhangi bir seçim ittifakı olmadığını net bir dille ifade etti. İttifak politikalarının temelini toplumsal bir mutabakatın oluşturduğunu belirten Koçyiğit, demokrasi ittifakı paydasında işçiler, kadınlar, ekoloji mücadelesi verenler ve emek örgütleriyle buluşmayı hedeflediklerini söyledi. Sezai Temelli ise anayasa tartışmalarına dair yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de anayasa yapım sürecinin toplumsal bir iklim gerektirdiğini belirtti. 12 Eylül dönemindeki gibi dayatmacı bir anlayışla anayasa yapılamayacağını savunan Temelli, DEM Parti'nin bu konuda stratejik çalışmalar yürüttüğünü ancak gerçek bir anayasa için toplumun katılımının şart olduğunu vurguladı. İmralı'daki yaşam koşullarının değişmediğini de hatırlatan parti temsilcileri, çözümün ancak demokratik bir zeminde ve toplumsal uzlaşıyla mümkün olabileceği mesajını verdi.