İstanbul Demokrasi ve Özgürlükler Adası, dünyanın dört bir yanından gelen gençleri ağırladı. Cemre Vakfı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğiyle hayata geçirilen "NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı"nın açılışı, bu tarihi mekanda gerçekleştirildi. Altı gün sürecek uluslararası programda, farklı ülkelerden gelen genç delegeler, iklim diplomasisi alanında müzakere deneyimi kazanacak.
Gençlerden küresel iklim politikalarına katkı
Zirve, geleceğin iklim diplomasisine katkı sunmayı hedefliyor. Genç delegeler, altı gün boyunca küresel iklim politikaları, uluslararası ilişkiler ve uzlaşı yönetimi konularında tecrübe edinecek. Müzakerelerde azaltım, iklim finansmanı ve uyum olmak üzere üç ana başlık ele alınacak. Program kapsamında tanışma ve oryantasyonun ardından açılış müzakereleri, "Azaltım ve İklim Finansmanı Çalıştayı" ile "Uyum ve Kriz Yönetimi Çalıştayı" gerçekleştirilecek. Son gün ise "Antalya Anlaşması" imzalanarak kamuoyuna açıklanacak.
Bakan Kurum: "Adil İklim Diplomasisi" vurgusu
Zirvenin açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kamu kurumlarını, akademiyi, uzmanları ve gençleri aynı hedef etrafında buluşturmanın güçlü bir irade gerektirdiğini belirtti. Kurum, "Bir fikri projeye dönüştürmek önemlidir; kamu kurumlarını, akademiyi, uzmanları, girişimcileri ve gençleri aynı hedef etrafında buluşturmak ise güçlü bir irade ister. Bu nedenle programda emeği geçen Cemre Vakfımıza, kurumlarımıza, gençlerimize ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın sembolik önemine dikkat çeken Kurum, "Bugün Demokrasi ve Özgürlükler Adası adını taşıyan, bir zamanlar demokrasimizin ağır sınav verdiği bu mekanda gençlerimizin diyaloğu, uzlaşıyı ve ortak çözüm üretmeyi öğreniyor olması son derece anlamlıdır. Demokrasi de diplomasi de her şeyden önce konuşabilmek ve ortak geleceği birlikte kurabilmektir" ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum, 200 genç delegenin 6 farklı müzakere bloğunda iklim diplomasisini yaşayarak ortak metin üzerinde uzlaşı sağlayacağını belirterek, "Anlamamız gereken ilk şey, ülkelerin şartlarının aynı olmadığıdır. Kalkınma düzeyleri, iklim riskleri, finansman ve teknolojiye erişim imkanları farklıdır. Bugün Filistin'de öncelik bir bardak su, Afrika'da ise bir parça ekmektir. Bu nedenle 'Adil İklim Diplomasisi', farklı imkanlara sahip ülkelerin kendi şartları içerisinde ilerlemelerini sağlamaktır" şeklinde konuştu.
"Diyalog, uzlaşı, eylem"
Başkanlığın yaklaşımını üç temel ilke üzerine oluşturduklarını belirten Kurum, "Diyalog, uzlaşı, eylem. Artık sözün eyleme dönüşmesi gereken zaman dilimindeyiz. Bu gidişata 'dur' diyecek son nesil sizlersiniz. Paris Anlaşması'nın ikinci 10 yılında temel sınavımızın uygulama olduğuna inanıyoruz" dedi.
COP31'de Türkiye'nin başkanlığını yürütecek ekiplerle Avustralya ve Pasifik ülkeleriyle özgün bir iş birliği modeli ortaya koyduklarını ifade eden Kurum, "Gençleri sadece sonuçlarla karşılaşacak bir kesim değil, bugünün çözüm ortakları olarak görüyoruz. COP31'de gençlerin katılımını en önemli önceliklerden biri yaptık. 2030'a kadar iklim değişikliğinin eğitim müfredatına entegre edilmesini, 2035'e kadar toplum genelinde güçlü bir farkındalık oluşturulmasını hedefliyoruz. Sizler COP31'in misafiri değil, öznesisiniz" diye konuştu.
"Antalya'dan dünyaya yeni bir iklim diplomasisi nesli çıkacak":
Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Türkiye'nin iklim hedefleri doğrultusunda gençlerin üstlendiği role dikkat çekti. Gökgöz, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma vizyonu ülkemize güçlü bir istikamet çizdi. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğündeki Sıfır Atık Hareketi dünyaya yayıldı ve bugün Türkiye COP31 ev sahipliğine hazırlanıyor" dedi.
Bakan Kurum'un COP31 için ortaya koyduğu diyalog, uzlaşı ve eylem yaklaşımını çok kıymetli bulduklarını belirten Gökgöz, "COP30.5 ile 200 genç olarak sorumluluk üstleniyoruz. 6 müzakere bloğuna ayrılarak enerji dönüşümünü, iklim finansmanını, uyum ve dirençliliği tartışacağız. Bilgi, sabır, temsil kabiliyeti ve ülkemizin çıkarını bilmeyi gerektiren bu süreçte 6 günün sonunda Antalya Antlaşması metni ortaya çıkacak" ifadelerini kullandı.
Gökgöz, "Gençlere güvenen bir Türkiye'nin büyük bir gücü olduğuna inanıyoruz. Gençlere alanlar açmalıyız; bu masalar bizim için çok kıymetli. Antalya'dan dünyaya güçlü kararlar ve yeni bir iklim diplomasisi nesli çıkacak. Cumhurbaşkanımızın 'Bir Cemre de sen ol' çağrısının karşılığını bugün sorumluluk alan gençlerle görüyoruz" dedi.
"Sözden eyleme, sonuca ve etkiye doğru gidiyoruz":
Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, organizasyonun bir umut çekirdeği oluşturacağını vurguladı. Mandal, "Gençlerimizin heyecanı sorumlulukla buluşturma noktasındaki çalışmalarına bizzat şahit oldum. COP 30 ile 31'in tam arasındayız; yani COP 30.5'tayız. Bakanlığımızın belirttiği gibi artık sözden eyleme, sonuca ve etkiye doğru gidiyoruz" dedi.
Cemre'nin, Cumhurbaşkanı'nın himayeleriyle gerçekleşen ve hedef kitlesinde gençlerin olduğu bir çevre hareketi olduğunu hatırlatan Mandal, "Bu etkinliğin sadece farkındalık için değil; sonuç, etki ve COP31 için bir umut çekirdeği oluşturacağını düşünüyorum. Dünyanın her yerinden gelen öğrencilerimize 5 gün boyunca yürütecekleri çalışmalar için teşekkür ediyorum. Pazartesi günü Antalya için hedef çıktıyı oluşturacaklar" ifadelerini kullandı.
"İklim meselesi bir temsil ve adalet meselesidir":
Cemre Vakfı Onursal Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, adada gerçekleşen buluşmanın sembolik anlamına değindi. Karaaslan, "İklim meselesi bir temsil ve adalet meselesidir. Bunu Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda ele almamızın özel bir anlamı var; geçmişin hafızasında geleceği konuşuyoruz. Artık 'İklim değişiyor mu?' yerine 'Biz değişebilecek miyiz?' sorusuna vereceğimiz cevap önemli" dedi.
Cumhurbaşkanı'nın iklim başlığını kalkınma vizyonunun merkezine taşımasının ve Emine Erdoğan'ın Sıfır Atık hareketini küresel bir markaya dönüştürmesinin bu iradenin göstergesi olduğunu belirten Karaaslan, "Cemre, tabiatı uyandıran ilk kıvılcımdır; biz de onu değişimi başlatan gençlerin hareketi olarak görüyoruz. Görevimiz gençlerin fikri ile karar masaları arasındaki mesafeyi kısaltmaktır. Buradan çıkacak çözümler COP31'e, Avustralya'ya ve dünyaya taşınsın" şeklinde konuştu.
Programa; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, AK Parti Samsun Milletvekili ve Cemre Vakfı Onursal Başkanı Çiğdem Karaaslan, İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, İlbank Genel Müdürü Eyyüp Karahan, BM Temsilcisi Tom Delrue, Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Gülnar Ayata ve çok sayıda davetli katıldı. Program, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.