İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 15 Temmuz’un yıl dönümü vesilesiyle düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin güncel siyasi iklimini sert sözlerle eleştirdi. Geçmişteki siyasi tercihler ile bugünkü hukuk uygulamaları arasındaki çelişkilere dikkat çeken Dervişoğlu, toplumdaki genel güvensizlik ortamını masaya yatırdı.

Siyasi sorumluluk ve geçmişin yükü
Dervişoğlu, 15 Temmuz’un gerçek mağdurunun Türk milleti olduğunu vurgularken iktidarın geçmişteki FETÖ hamlelerine odaklandı. "Beraber yürüdük" şarkıları eşliğinde ordunun tasfiye edildiğini belirten Dervişoğlu, o dönemde yapılanların bugün "demokratikleşme" olarak pazarlandığını hatırlattı. İktidarın kendisini tek mağdur gibi konumlandırmasını eleştiren Dervişoğlu, 15 Temmuz'a giden yoldaki siyasi sorumluluğun AK Parti'de olduğunu savundu.

Korku ikliminin günlük hayata etkisi
Toplumun artık kendini güvende hissetmediğini belirten Dervişoğlu, bu durumu "tekinsiz bir ülke" olarak tanımladı. Bir vatandaşın sabah kapısının neden çalınacağını, bir gazetecinin hangi cümlesinin soruşturma konusu olacağını bilmediği bir sistemde güvenin tesis edilemeyeceğini ifade etti. Yargı süreci tamamlanmadan medya üzerinden hüküm verilmesini eleştiren Dervişoğlu, suçun şahsiliği ilkesinin korunması gerektiğini ve nihai kararın sadece mahkemelere ait olması gerektiğini belirtti.

Bu tablo önümüzdeki süreçte iktidarın hukuk reformu söylemleri ile muhalefetin yargı bağımsızlığı üzerindeki söylemlerinin daha da sertleşeceğini gösteriyor. Vatandaşın yargıya olan güveni ve linç kültürü tartışmaları, önümüzdeki günlerin ana gündem maddesi olmaya devam edecek.