İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlenen Siyaset Akademisi'nin 3'üncü dönem açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu sert bir dille eleştirdi. Dervişoğlu, ülkenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve sistemsel bir çöküşle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, mevcut yönetimin sorumluluktan kaçan tavrını hedef aldı. Konuşmasında Türk Dil Bayramı'nın 94'üncü yılını da kutlayan Dervişoğlu, siyasetin toplum vicdanının sesi olması gerektiğini belirterek, temiz siyaset vurgusu yaptı.

Sistemik çöküş ve finansal felaket uyarısı
Türkiye'nin mevcut yönetim anlayışıyla finansal bir Çernobil ile yüz yüze bırakıldığını ifade eden Dervişoğlu, yaşanan fon skandalının münferit bir olay olmadığını savundu. Dervişoğlu, bu durumu yasa dışı bahis ve kumar rezaleti olarak tanımlayarak, kamu gözetimi altında gerçekleştirilen cumhuriyet tarihinin en büyük soygunuyla karşı karşıya olunduğunu belirtti. Sadece belirli şirketlerin veya kişilerin değil, bir sistemin ve siyasi ahlakın çürüdüğünü dile getiren İYİ Parti lideri, devletin temelindeki kurumsal anlayışın ve millete karşı sorumluluk duygusunun tamamen kaybolduğunu iddia etti. Devlet olmanın balığı baştan kokutmamak olduğunu hatırlatan Dervişoğlu, bugün gelinen noktada tuzun da koktuğunu ifade ederek, iktidarın her türlü yanlışın ardından sorumluluk almaktan kaçınan bir tutum sergilediğini öne sürdü.

Siyasetin temizlenmesi ve vatandaşın güveni
Siyasetin gücü elinde tutanların işgal ettiği bir alan olmaması gerektiğini savunan Dervişoğlu, bu alanın hakkı bilenlerin ve hakka tapanların hakim olması gereken bir yer olduğunu vurguladı. Haklının güçlü olamadığı bir düzende, güçlünün hukukunun geçerli hale geldiğini belirten Dervişoğlu, vatandaşların siyasete olan güvenini yeniden tesis etmenin hayati önem taşıdığını ifade etti. Kirletilen siyasete karşı temiz siyasetin peşinde olduklarını belirten Dervişoğlu, bu nedenle dil tercihlerine ve söylemlerine büyük özen gösterdiklerini dile getirdi. Siyaset Akademisi'nin, aklı ve vicdanı olan her vatandaşın siyasette yer alması için bir fırsat olduğunu belirten Dervişoğlu, siyaset kurumunun yeniden inşa edilmesi gerektiğini savundu.

Uluslararası düzene sert eleştiri
New York'ta gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na da değinen Dervişoğlu, küresel sistemin güven kaybına uğradığını belirtti. Savaşların, iklim krizinin ve yoksulluğun konuşulduğu bu platformlarda, güvenin yeniden tesis edilmesinin ana başlık haline gelmesini ironik bulan Dervişoğlu, güçlü devletlerin bağımsız ülkelerdeki pervasız operasyonlarını izleyen bir kuruma kimsenin güven duyamayacağını ifade etti. Barışı savunanların aslında dünyanın birçok köşesindeki savaşların sorumluları olduğunu belirten Dervişoğlu, uluslararası hukuktan bahsedenlerin, hukuku en çok ihlal edenler olduğunu söyleyerek küresel düzene yönelik sert eleştirilerini dile getirdi.