Havadis | Siyaset | Dervişoğlu'ndan SPK yönetimine sert çıkış: Bu vurgunun hesabı sorulmalı

Dervişoğlu'ndan SPK yönetimine sert çıkış: Bu vurgunun hesabı sorulmalı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, fon skandalının üzerinin kapatılamayacağını belirterek SPK yönetiminin derhal görevden alınması gerektiğini vurguladı. Dervişoğlu, iktidarın medya üzerindeki baskılarını ve dış politikadaki tutarsızlıklarını da sert bir dille eleştirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, fon skandalının üzerinin kapatılamayacağını belirterek SPK yönetiminin derhal görevden alınması gerektiğini vurguladı. Dervişoğlu, iktidarın medya üzerindeki baskılarını ve dış politikadaki tutarsızlıklarını da sert bir dille eleştirdi.

Dervişoğlu'ndan SPK yönetimine sert çıkış: Bu vurgunun hesabı sorulmalı
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özellikle son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturması ve medya kuruluşlarına yönelik müdahaleler üzerinden iktidarı hedef alan Dervişoğlu, gerçeklerin üzerinin örtülemeyeceğini savundu. İktidarın, kendi politikalarına aykırı gördüğü her kuruma kayyum atama alışkanlığı kazandığını belirten Dervişoğlu, bu durumun Türk demokrasisi için bir utanç vesikası olduğunu ifade etti.

Sermaye piyasalarında şeffaflık çağrısı

Dervişoğlu, fon skandalının basit bir piyasa hatası veya magazinel bir olay olarak görülmemesi gerektiğini, aksine sistemin çürümüşlüğünü gözler önüne seren organize bir vurgun olduğunu dile getirdi. İktidarın bu konuda kaçak dövüştüğünü ve gerçek sorumluları gizlemeye çalıştığını iddia eden İYİ Parti lideri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yönetiminin acilen görevden el çektirilmesi gerektiğini belirtti. Dervişoğlu, Meclis bünyesinde tüm siyasi partilerin eşit oranda temsil edileceği bağımsız bir araştırma komisyonu kurulmasının şart olduğunu vurgulayarak, kimin bilgi sızdırdığı, kimin göz yumduğu ve kimin bu süreçten haksız kazanç sağladığının milletin huzurunda açıklanması gerektiğini söyledi.

Vatandaşın mağduriyeti üzerinden siyasi hesap

Fon mağdurlarının durumuna da değinen Dervişoğlu, hazırlanan kanun tekliflerinin vatandaşın kaybını telafi etmekten ziyade iktidarın siyasi kaybını önlemeye yönelik olduğunu öne sürdü. Riski düşük fonlarda parası olan vatandaş ile spekülatif işlemlere girenlerin aynı tasfiye mantığına tabi tutulmasının adaletsiz olduğunu belirten Dervişoğlu, yüzde 70'lik bir ödeme planının sus payı niteliği taşıdığını iddia etti. Gerçek adaletin, vatandaşın cebinden çıkan anaparanın ve enflasyon farkının korunmasıyla sağlanabileceğini belirten Dervişoğlu, geçmişe sünger çeken bir düzenlemenin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Dış politikada belirsizlik eleştirisi

Konuşmasının bir bölümünü dış politikadaki gelişmelere ayıran Dervişoğlu, özellikle Mekke Anlaşması üzerinden hükümeti eleştirdi. Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile kurduğu savunma ilişkilerinin ekonomik boyutuna itirazları olmadığını belirten Dervişoğlu, ancak bu ittifakların hangi somut tehdide karşı kurulduğunun belirsiz olduğunu sordu. Türkiye'nin başka devletlerin güvenlik yükünü sırtlanmasının tehlikeli olduğunu savunan Dervişoğlu, Mehmetçik'in başka ülkelerin siyasi tercihleri uğruna risk altına atılmaması gerektiğini vurguladı. İktidarın dış politikadaki tutarsız söylemlerine dikkat çeken Dervişoğlu, Orta Doğu'daki güç dengeleri içerisinde Türkiye'nin bir tuzağa çekilmemesi konusunda uyarılarda bulundu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız