Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin gündemindeki sıcak gelişmeleri değerlendirdi. Özellikle İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen ve iki ticari geminin çarpışmasıyla sonuçlanan deniz kazası, Destici'nin açıklamalarının merkezinde yer aldı. Kazanın ardından batan gemideki 10 kişilik mürettebata henüz ulaşılamadığını hatırlatan Destici, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere devletin tüm ilgili birimlerinin arama kurtarma faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğünü ifade etti. Kayıp vatandaşların akıbetinin bir an önce netleşmesi için tüm imkanların seferber edildiğini belirten Destici, sürecin titizlikle takip edildiğinin altını çizdi.
Denizlerdeki acı tablo ve arama çalışmaları
Destici, Silivri'deki kazanın yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden Mersin'e seyir halindeyken batan bir başka yolcu gemisiyle ilgili de üzüntülerini paylaştı. Söz konusu olayda 8 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan BBP lideri, Türkiye'den bölgeye sevk edilen iki büyük arama kurtarma gemisi ve derin deniz operasyonları için görevlendirilen helikopterlerin çalışmalarına değindi. 500-600 metre derinlikteki batığa ulaşılması için yoğun bir çaba sarf edildiğini belirten Destici, gemide olduğu tahmin edilen yaklaşık 20 kayıp vatandaşın sağ salim kurtarılması için tüm Türkiye'nin dua ettiğini dile getirdi. Çalışmaların bugün veya yarın sonuç vermesini beklediklerini belirten Destici, belirsizliğin bir an önce sona ermesi temennisinde bulundu.
Hukuk sisteminde huzur ve adalet beklentisi
Basın toplantısında Türkiye'nin iç gündemine de geniş yer ayıran Destici, yargı sistemindeki güncel sorunlara dikkat çekti. Yeni yasama döneminin açılışında Barolar Birliği, Yargıtay ve Cumhurbaşkanlığı makamları tarafından dile getirilen uzun tutukluluk süreleri, masumiyet karinesi ve cezaevlerindeki doluluk oranları gibi konuların toplumun temel beklentileriyle örtüştüğünü belirtti. Türkiye'nin hukuk alanında önemli mesafeler katettiğini ancak çözülmesi gereken daha pek çok mesele olduğunu vurgulayan Destici, toplumun en büyük ihtiyacının huzur ve herkes için eşit işleyen bir adalet mekanizması olduğunu ifade etti. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için kurulan komisyonun çalışmalarını takdirle karşıladıklarını belirten Destici, Uğur Mumcu, Behçet Oktay ve Gülistan Doku gibi isimlerin dosyalarındaki ilerlemelerin önemine değindi.
Muhsin Yazıcıoğlu davasındaki vahamet
Konuşmasının sonunda merhum liderleri Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin süreci değerlendiren Destici, yıllardır devam eden hukuki sürece sert tepki gösterdi. Yazıcıoğlu ile birlikte şehadete yürüyen Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya ve İsmail Güneş'in dosyalarının Faili Meçhul Suçları Araştırma Komisyonu tarafından ele alınmasını önemli bir adım olarak nitelendiren Destici, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki dosyanın durumuna dikkat çekti. 2018 yılında takipsizlik kararının kaldırılmasına rağmen 2026 yılına gelinmesine karşın hala bir iddianame hazırlanmamış olmasının kabul edilemez olduğunu belirten Destici, bu durumun adaletin tecellisi önündeki en büyük engellerden biri olduğunu ve sürecin vahametini gözler önüne serdiğini sözlerine ekledi.