Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde düzenlenen Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, uyuşturucuyla mücadelede devletin tavrının net olduğunu vurguladı. Yılmaz, geleceği tehdit eden uyuşturucu baronlarına karşı en küçük bir müsamahanın dahi söz konusu olamayacağını belirterek, devletin demir yumruğunun bu yapıların tepesinde olacağını ifade etti. Sempozyumda, bağımlılığın sadece bir kurumun değil, tüm devlet mekanizmasının ortak sorumluluğu olduğu mesajı öne çıktı.
Sınırları Aşan Tehdit ve Proaktif Mücadele
Bağımlılığın artık sadece fiziksel değil, dijital araçlarla evlerin içine kadar sızan karmaşık bir halk sağlığı sorunu haline geldiğine dikkat çeken Yılmaz, mücadelenin de bu çok boyutlu yapıya uygun şekilde kurgulanması gerektiğini belirtti. Yılmaz, riskler henüz kriz boyutuna ulaşmadan tespit edilip engellenmesi gereken proaktif bir stratejinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye'nin bu alandaki deneyimlerini KKTC ile paylaşmaya hazır olduğunu belirten Yılmaz, iki ülke arasındaki iş birliğinin hem güvenlik hem de sosyal politikalar alanında derinleştirileceğini kaydetti. Özellikle atık su analizleri gibi bilimsel yöntemlerin KKTC'de de yaygınlaştırılmasının, kullanım eğilimlerini takip etmek açısından kritik bir adım olacağı değerlendiriliyor.
Sosyal Ortamın Değişimi ve Rehabilitasyonun Önemi
Tedavi süreçlerinin başarısının, bireyin sosyal hayata yeniden katılımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Yılmaz, bağımlılığa iten sosyal çevrenin değişmemesi durumunda aynı sonuçların kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Türkiye'de uygulanan Bahar rehabilitasyon modeli ve İŞKUR destekli mesleki eğitim projeleri gibi uygulamaların, bireylerin kendilerini bağımlı hale getiren ortamlardan uzaklaşmalarına yardımcı olduğunu anlattı. Yılmaz, tedavi sonrası sürecin, mücadelenin en az tedavi kadar önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu konuda atılan adımların toplumsal huzur için vazgeçilmez olduğunu belirtti. KKTC'de bağımlılıkla mücadele için ayrılan bütçenin 2026 yılında 63 milyon liraya çıkarılması, hükümetin bu konudaki önceliğini somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Gençlerin İradesi ve Dijital Güvenlik
Gençlere uyuşturucu maddelerin özgürlük gibi sunulmasının büyük bir yanılgı olduğunu belirten Yılmaz, gerçek özgürlüğün bu maddelerden uzak kalabilme becerisi olduğunu söyledi. Dijital dünyada gençlerin karşılaştığı risklere karşı 2025 yılında 1,3 milyon kişiye güvenli teknoloji eğitimi verildiğini aktaran Yılmaz, aile destek merkezlerinin kurulması için 50 milyon liralık bir kaynağın ayrıldığını duyurdu. Bu merkezlerin, ailelere rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunarak bağımlılıkla mücadelede koruyucu bir kalkan görevi göreceği hedefleniyor. Yılmaz, basının da bu süreçte toplumsal farkındalık oluşturma noktasında kritik bir rol üstlendiğini hatırlatarak, tüm paydaşlara ortak vizyon çağrısında bulundu.