Bursa Uludağ Üniversitesi'nin 2026-2027 akademik yılı açılış töreni, Terörsüz Türkiye temalı ilk ders ile Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Törene katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Türkiye'nin geleceğine dair vizyonunu paylaşırken, devletin işleyişine dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Bursa'nın 20 milyar dolarlık ihracat hacmiyle küresel ölçekte birçok ülkeyi geride bırakan bir üretim merkezi olduğunu hatırlatan Ala, şehirlerin artık uluslararası rekabette ön planda olduğunu vurguladı. Bu ekonomik potansiyelin tam anlamıyla harekete geçebilmesi için toplumsal huzurun ve demokratik standartların yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.

Sabotaj döneminin sonu ve devletin iradesi
Efkan Ala, geçmişte atılan bazı adımların neden sonuçsuz kaldığına dair sorulara açıklık getirerek, devletin içine sızmış yapıların geçmişteki süreci nasıl baltaladığını anlattı. FETÖ ve benzeri çetelerin, siyasi iradenin çözüm odaklı hamlelerini sabote etmek için devletin tüm kaynaklarını seferber ettiğini belirten Ala, bugün gelinen noktada bu yapıların büyük ölçüde tasfiye edildiğini söyledi. Devlet kurumlarının artık halktan aldığı güçle, siyasi iradenin kararlarını uygulama konusunda herhangi bir tereddüt yaşamadığını belirten Ala, provokasyon imkanlarının ortadan kalkmasının Türkiye'nin önünü açtığını ifade etti. Bu yeni dönemde devletin, halkın iradesini yansıtma noktasında çok daha kararlı bir duruş sergilediğini dile getirdi.

Sivil anayasa ile toplumsal mutabakat
Demokrasinin geliştirilmesi ve özgürlüklerin güvence altına alınması için sivil bir toplum sözleşmesinin şart olduğunu belirten Efkan Ala, herkesin masanın etrafında buluştuğu bir anayasa çalışmasının önemine dikkat çekti. Daha fazla demokrasinin kimseye bir zararı olmadığını, aksine toplumsal fayda sağladığını belirten Ala, farklı düşüncelerin bir arada yaşayabileceği bir iklimin inşası için sivil anayasanın bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Gençlerin, akademisyenlerin ve tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğu, korkulardan arındırılmış bir ortamın ancak bu şekilde tesis edilebileceğini savundu. Türkiye'nin geçmişine layık, geleceğini güvence altına alan bir metin üzerinde uzlaşmanın, ülkenin zihinlerin yarıştığı dünyada geri kalmamasını sağlayacağını belirtti.

Katılımcı demokrasi ve ortak sorumluluk
Konuşmasında katılımcı demokrasinin önemine de değinen Efkan Ala, başarının sadece siyasetin değil, akademinin ve iş dünyasının da ortak çabasıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Siyaset kurumunun temel çerçeveyi oluşturma sorumluluğu olduğunu kabul eden Ala, akademinin bu sürece katkı sunmasının hayati bir görev olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin hedeflerine ulaşması için herkesin bulunduğu alanda üzerine düşeni yapması gerektiğini belirten Ala, ekonomi ve siyaset alanındaki genel mutabakatın, ülkenin geleceği için büyük bir umut kaynağı olduğunu söyledi. Terörsüz bir Türkiye hedefinin yanı sıra, özgürlüklerin ve demokrasinin güçlendirilmesinin temel öncelikleri olduğunu yineleyen Ala, bu mutabakat sayesinde Türkiye'nin potansiyelini bütünüyle harekete geçireceğine inandığını sözlerine ekledi.

