Havadis | Siyaset | Eğitim bir direniş biçimi: Filistinli gençlerin hayata tutunma mücadelesi

Eğitim bir direniş biçimi: Filistinli gençlerin hayata tutunma mücadelesi

Avrasya Üniversitesi tarafından düzenlenen özel bir söyleşide, Filistin halkının zorlu koşullar altında eğitimle nasıl varlık gösterdiği ve geleceği inşa etme çabası derinlemesine incelendi.

Avrasya Üniversitesi tarafından düzenlenen özel bir söyleşide, Filistin halkının zorlu koşullar altında eğitimle nasıl varlık gösterdiği ve geleceği inşa etme çabası derinlemesine incelendi.

Eğitim bir direniş biçimi: Filistinli gençlerin hayata tutunma mücadelesi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Akçaabat Söğütlü Esentepe Anadolu Lisesi, oldukça anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Avrasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından yürütülen Bilim Kafe etkinlikleri dizisinin bir parçası olarak gerçekleştirilen programda, Filistin coğrafyasındaki yaşamın ve öğrenme sürecinin tarihsel arka planı masaya yatırıldı. Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan Altun, öğrencilere Filistin meselesini sadece manşetlere yansıyan çatışma haberlerinden ibaret olmadığını, bu meselenin derin bir toplumsal hafıza ve direniş hikayesi barındırdığını anlattı.

Eğitimle örülen bir varoluş mücadelesi

Söyleşinin merkezinde, Filistin halkının 1948 Nakba sürecinden bugüne kadar yaşadığı zorluklar ve bu zorluklara karşı geliştirdikleri sumud yani direnme iradesi yer aldı. Dr. Altun, bölgedeki eğitimin sadece akademik bir faaliyet değil, aynı zamanda bir hayatta kalma stratejisi olduğunu vurguladı. Baskıların ve kısıtlamaların yoğunlaştığı dönemlerde dahi Filistinlilerin yeraltı okulları ve alternatif eğitim ağları kurarak çocukların öğrenme haklarını koruma altına aldıklarını belirtti. Bu çabalar, bir toplumun kendi kimliğini ve kolektif hafızasını gelecek nesillere aktarmasının en güçlü yolu olarak tanımlandı.

Akranlar arası empati ve gelecek tasavvuru

Filistinli çocukların yaşadığı yıkımın ötesine geçilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan Altun, öğrencilere empati kurmaları için çağrıda bulundu. Filistinli gençlerin de tıpkı buradaki öğrenciler gibi hayalleri, oyun oynama istekleri ve gelecek planları olduğunu hatırlatan Altun, onların bu haklardan mahrum bırakılmasının yarattığı derin uçuruma dikkat çekti. Eğitim, bu noktada sadece bir okul binasına gitmekten ziyade, bir milletin kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve kimliğini koruyabilmesi için tek çıkış yolu olarak nitelendirildi.

Toplumsal hafızanın korunması ve direniş

Etkinliğin sonunda, öğrencilerin konuya dair merak ettikleri sorular yanıtlandı ve Filistin meselesinin insani boyutları üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Dr. Altun, eğitimin bir toplumun varlığını sürdürmesindeki kritik rolünü tekrar hatırlatarak, gençlerin bu süreci doğru okumalarının önemine değindi. Filistin halkının maruz kaldığı mülksüzleştirme ve zorunlu yerinden edilme politikalarına karşı, eğitimin bir kalkan görevi gördüğü ve bu sayede toplumsal sürekliliğin sağlandığı vurgusuyla program nihayete erdi. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle tamamlanan söyleşi, küresel bir sorunun yerel bir okul ortamında nasıl derinlikli bir şekilde tartışılabileceğine dair önemli bir örnek teşkil etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız