Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin eğitim sistemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, eğitimin sadece müfredat, sınav sonuçları veya alınan diploma sayısından ibaret olmadığını belirterek, bu sürecin bir milletin yarınına duyduğu güvenin en somut göstergesi olduğunu ifade etti. Bir ülkenin en kıymetli varlığının o ülkenin evlatları olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, çocukların eğitim gördüğü okullara bakıldığında, devletin kendisine ve geleceğine nasıl bir değer verdiğinin açıkça görülebileceğini dile getirdi.

Eğitimde Devlet Aklı ve Vicdan Vurgusu
Kılıçdaroğlu, eğitimin bir bakanlığın yıllık faaliyet raporlarına sığdırılamayacak kadar derin ve stratejik bir konu olduğunu savundu. Milli Eğitim'in partiler üstü bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirten CHP lideri, bakanlığın isminde yer alan milli ifadesinin de bu devlet aklını ve vicdanı temsil ettiğini söyledi. Cumhuriyetin kurucu iradesinin eğitimi sadece okuma yazma öğretmek için değil, aydınlanmış, üreten ve kendi ayakları üzerinde duran bir toplum inşa etmek için tasarladığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, günümüzde bu vizyonun çok gerisinde kalındığını üzülerek ifade etti. Okulun, çocuğa sadece hece öğreten bir durak değil, bir ulusun kendisini yenilediği ve geliştirdiği en temel kurum olduğunu vurguladı.

Hijyen Sorunu ve Geçici İstihdamın Yarattığı Çıkmaz
Okullardaki hijyen koşullarının ciddi bir sorun haline geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu durumun sadece bir iddia değil, eğitim sendikaları ve veli dernekleri tarafından defalarca dile getirilen somut bir gerçek olduğunu söyledi. Okullarda yeterli ve kalıcı temizlik personeli istihdam edilmemesinin büyük bir eksiklik olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Toplum Yararına Program kapsamında geçici olarak görevlendirilen personelin eğitim yılı bitmeden işten ayrılmak zorunda kalmasının sürekliliği bozduğunu ifade etti. Okulun sürekli bir mekan olduğunu, ancak temizliğin geçici personelle sağlanmaya çalışılmasının hijyen standartlarını düşürdüğünü belirten Kılıçdaroğlu, tuvaletlerde sabun, kağıt ve hijyen malzemesi bulunmamasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu ihtiyaçların çoğu zaman velilerin cebinden karşılanmak zorunda kalmasının, dar gelirli ailelerin bütçesini daha da zorladığını belirten Kılıçdaroğlu, devletin çocuklara sağlıklı ve güvenli bir ortam sunmasının anayasal bir yükümlülük olduğunu hatırlattı.
Açlık ve Başarı Arasındaki Doğrudan Bağ
Eğitimde fırsat eşitliği konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, okullarda çocuklara günde en az bir öğün sıcak yemek verilmesinin bir zorunluluk olduğunu savundu. Açlığın utanılacak bir durum olmadığını, ancak açlığı görmezden gelmenin büyük bir ayıp olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, karnı aç bir çocuğun dikkatini toplayamayacağını ve öğrenme sürecinde geri kalacağını ifade etti. Başarısızlığın çocukta değil, onu aç bırakan düzende aranması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelerin kendi bölgelerinde bu sorumluluğu üstlendiklerini ve okul temizliğinden yemek projelerine kadar her türlü desteği sağlamaya devam edeceklerini belirtti. Kılıçdaroğlu, bir öğün yemeğin, çocukların eğitimde yarışabilmesinin ön koşulu olduğunu sözlerine ekledi.