Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumuna dair yaptığı değerlendirmelerde, ülkenin artık sadece gelişmeleri takip eden değil, siyasi denklemleri bizzat şekillendiren bir güç haline geldiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen çok yönlü dış politika vizyonunun, Türkiye'ye stratejik bir hareket alanı kazandırdığını ifade eden Aydın, ülkenin herhangi bir eksenin edilgen bir parçası olmaktan çıktığını vurguladı. Türkiye'nin bugün, kendi istikametini çizen ve küresel ölçekte güven inşa eden bir aktör olarak öne çıktığını belirten Aydın, bu dönüşümün Türkiye Yüzyılı vizyonunun temel taşlarından biri olduğunu dile getirdi.
Diplomaside arabulucu ve kolaylaştırıcı rol
Türkiye'nin diplomatik kapasitesinin sadece NATO üyeliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda İslam dünyasıyla kurulan derin bağlarla da pekiştiğini ifade eden Aydın, bu geniş coğrafyada ekonomik ve diplomatik ilişkilerin her geçen gün daha da güçlendiğini kaydetti. Mekke Anlaşması gibi örneklerin, Türkiye'nin farklı aktörleri aynı zeminde buluşturma konusundaki başarısını kanıtladığını belirten Aydın, ülkenin uluslararası meselelerde çözüm üreten ve arabuluculuk yapan bir merkez haline geldiğini söyledi. Türkiye'nin bu diplomatik ağırlığı, sadece siyasi söylemlerle değil, aynı zamanda dostlarına güven veren, adil bir dünya idealini savunan bir duruşla da destekleniyor.
Savunma sanayiinde stratejik bağımsızlık
Diplomatik başarının arkasında güçlü bir caydırıcılık kapasitesinin yattığını belirten Bakan Yardımcısı Aydın, yerli ve milli savunma sanayiinde son yıllarda atılan dev adımların stratejik bağımsızlığı perçinlediğini ifade etti. İnsansız hava araçlarından deniz platformlarına, elektronik harp sistemlerinden hava savunma teknolojilerine kadar geniş bir ekosistemin oluşturulduğunu hatırlatan Aydın, bu teknolojik kapasitenin Türkiye'nin hareket alanını genişlettiğini belirtti. Aydın, Türkiye'yi karşısına almayı düşünenlerin artık sadece askeri veya ekonomik bir kapasiteyi değil, tarihin ve coğrafyanın birleşimiyle oluşan çok katmanlı bir gücü hesaba katmak zorunda olduklarını vurguladı.
Terörsüz bölge ve kalıcı huzur hedefi
Türkiye'nin bölgesel istikrar konusundaki kararlılığına da değinen Aydın, Terörsüz Türkiye hedefinin ülke içinde kalıcı huzuru, Terörsüz Bölge hedefinin ise tüm çevrenin bir barış alanına dönüşmesini amaçladığını belirtti. Türkiye'nin bu hedefler doğrultusunda tavizsiz bir şekilde ilerlediğini ifade eden Aydın, dünyada yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye'nin duruşunun artık tüm dünya tarafından dikkatle takip edildiğini söyledi. Gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir ülke konumuna ulaşan Türkiye, kendi gücünü milletinden alarak küresel siyasetteki ağırlığını her geçen gün artırmaya devam ediyor.