Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, küresel vicdanı sarsan Gazze'deki katliamlara dikkat çekerek uluslararası toplumun sessizliğini sert bir dille eleştirdi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste ikinci kez salonda yer alamamasının vicdanları yaraladığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, henüz Filistin'i tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirmeleri çağrısında bulunurken, mevcut uluslararası sistemin adaleti tesis etmekten uzak olduğunu ifade etti.
Gazze'de yaşananlar insanlık tarihinin utanç tablosudur
Son bir yılın 60'ı aşkın çatışma ile son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'nin bugün dünyanın en büyük çocuk kabristanı haline geldiğini söyledi. İsrail'in devlet terörü nedeniyle on binlerce insanın hayatını kaybettiğini, hastanelerin yakıt yokluğundan hizmet veremediğini ve çocukların protezlerle hayata tutunmaya çalıştığını hatırlatan Erdoğan, karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet olduğunu belirtti. Gazze'nin çağımızın en insanlık dışı temerküz kampına dönüştüğünü ifade eden Erdoğan, uluslararası toplumun bu manzaraya gözlerini kapatamayacağını dile getirdi.
Dünya 5'ten büyüktür ilkesiyle reform çağrısı
Birleşmiş Milletler'in 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulduğunu ancak bugün görevini icra edemez hale getirildiğini savunan Erdoğan, Güvenlik Konseyi'nin yapısının adaletsiz olduğunu vurguladı. 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapının güven tesis edemeyeceğini belirten Erdoğan, Dünya 5'ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reform yapılması gerektiğini yineledi. Erdoğan, uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışın değişmesi gerektiğini, aksi takdirde sistemin çürümeye mahkum olduğunu ifade etti.
Küresel krizlere karşı Türkiye'nin çözüm vizyonu
Konuşmasında bölgesel sorunlara da değinen Erdoğan, Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve kardeş Suriye halkının yanında olduklarını belirtti. Irak ile Kalkınma Yolu Projesi üzerinden stratejik iş birliğini sürdürdüklerini, Rusya-Ukrayna savaşının ise toprak bütünlüğü temelinde sona ermesini arzuladıklarını dile getirdi. Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyonun son bulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayisi ve dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında bir istikrar adası olmaya devam ettiğini kaydetti. Ayrıca, iklim kriziyle mücadelede Sıfır Atık Hareketi'nin önemine değinen Erdoğan, israf kültürünün yaygınlaştığı bir dünyada adaletten bahsedilemeyeceğini sözlerine ekledi.