Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantılarının ardından gerçekleştirdiği Washington temaslarında, Kıbrıs meselesine dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. KKTC Washington Temsilciliği'nde Türk basınıyla bir araya gelen Ertuğruloğlu, adadaki çözüm arayışlarında federasyon veya yeni bir ortaklık modelinin artık gündemlerinde olmadığını net bir dille ifade etti. Ertuğruloğlu, dış politikada gelinen noktanın bir son olduğunu belirterek, Rum tarafıyla ortaklık kurma seçeneğinin tamamen tükendiğini vurguladı.
Ortaklık hayali bitti, komşuluk dönemi başladı
Ertuğruloğlu, 1960 ve 1963 yıllarında denenen ortaklık girişimlerinin acı sonuçlarını hatırlatarak, artık adada iki egemen eşit devletin varlığına dayalı bir statükonun tek çözüm olduğunu savundu. Uluslararası toplumun Rum tarafını adanın tek meşru temsilcisi olarak görme ısrarının süreci tıkadığını belirten Bakan, bu yaklaşım değişmediği sürece herhangi bir müzakereden sonuç alınamayacağını dile getirdi. Mevcut durumun zaten fiili bir çözüm olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, artık adada ancak iki komşu devlet arasında bir ilişki kurulabileceğini belirtti.
Güvenlik dengesi ve Türk askerinin caydırıcılığı
Güney Kıbrıs'ın İsrail, Fransa ve ABD gibi ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerine de değinen Ertuğruloğlu, bu adımların adadaki huzuru bozucu nitelikte olduğunu söyledi. Özellikle İsrail'in bölgedeki etkinliğinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Bakan, buna rağmen KKTC'nin güvenlik endişesi taşımadığını vurguladı. Bu güvenin temelinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadaki varlığı ve Türkiye'nin garantörlüğü olduğunu belirten Ertuğruloğlu, Türk askerinin mevcudiyetinin bir tehdit değil, aksine bölgedeki askeri dengeyi koruyan en önemli caydırıcı unsur olduğunu ifade etti. Washington'daki temaslarında Amerikalı yetkililere, Güney Kıbrıs'a yapılan silah satışlarının ve verilen askeri eğitimlerin hedefinin ne olduğunu sorduğunu ancak tatmin edici bir yanıt alamadığını da sözlerine ekledi.
Arabuluculuk tekliflerine kapılar kapalı
Kıbrıs meselesinin sadece Kıbrıslı Türkler ile Rumlar arasındaki bir sorun olmadığını, bunun Türk ulusunun bir davası olduğunu belirten Ertuğruloğlu, arabuluculuk mekanizmalarına karşı olduklarını yineledi. BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu dışında bir arabuluculuk rolü üstlenmesinin tehlikeli olduğunu savunan Bakan, KKTC'nin güvenebileceği tek aktörün Türkiye olduğunu vurguladı. Ertuğruloğlu, Kıbrıslı Türklerin Türk milletinin kopmaz bir parçası olduğunu hatırlatarak, tarihi bilinçle hareket etmeye devam edeceklerini ve anavatan Türkiye ile tam bir uyum içinde yollarına devam edeceklerini belirtti. KKTC'nin sosyoekonomik şartlarının uluslararası kamuoyuna yansıtılanın aksine birçok ülkeden daha iyi olduğunu savunan Ertuğruloğlu, devletin geleceğini daha mutlu yarınlara taşımanın öncelikli görevleri olduğunu ifade etti.