Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırgızistanlı mevkidaşı Ceenbek Kulubayev ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerini değerlendirdi. Fidan, bireysel bazda birçok AB üyesiyle mükemmel bir iletişim içinde olduklarını, ancak bu olumlu tablonun birliğin kurumsal yapısına tam yansımadığını belirtti.
İkili ilişkilerdeki gerçek durum
Bakan Fidan, AB üyesi ülkelerin neredeyse tamamıyla ticari, ekonomik ve siyasi anlamda hiçbir sorun yaşamadıklarını vurguladı. "Biri ikisi dışında ilişkilerimiz fevkalade iyi" diyen Fidan, asıl sorunun Avrupa Birliği kurumlarının ortak karar alma süreçlerinde ortaya çıktığını ifade etti. Ankara, bu kurumsal engelleri aşmak için daha sistematik ve sonuç odaklı bir çalışma yürütmeyi hedefliyor.
Gümrük Birliği ve üyelik hedefi
Türkiye’nin AB’ye tam üyelik stratejisinin sürdüğünü hatırlatan Fidan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda birlik içindeki ülkelerin büyük çoğunluğunun destek verdiğini açıkladı. Fidan, mevcut ticaret hacminin potansiyel olarak iki hatta üç katına çıkabileceğini belirtti. Ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin süreci yavaşlattığına dikkat çeken bakanlık, Türkiye’nin bu engelleri aşmak için diplomatik arayışlarını sürdürdüğünü kaydetti.
Bu durum senin için ne anlama geliyor?
Avrupa ile yaşanan bu "ikili ilişki iyiliği ile kurumsal kilitlenme" arasındaki fark, vize süreçlerinden ticari yatırımlara kadar pek çok alanı etkiliyor. Türkiye’nin bu sorunu çözme çabası, iş dünyasının Avrupa pazarına erişimini kolaylaştırabilir ve vize süreçlerindeki tıkanıklıkları aşabilir. Hükümet, bu süreci kurumsal bir düzene sokarak daha somut sonuçlar almayı planlıyor. Önümüzdeki günlerde AB ile yürütülen diyalog mekanizmalarının bu "kurumsal tıkanıklığı" aşıp aşamayacağını göreceğiz.