TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, başkent Ankara'da Moğolistan-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Zulpkhar Sarkhad ve beraberindeki heyeti kabul etti. Görüşme öncesinde basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtlayan Oktay, kamuoyunda merakla beklenen Mekke Savunma Ortaklık Anlaşması'nın mevcut durumu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Anlaşmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ulaştığı bilgisinin kendilerinde olduğunu ifade eden Oktay, ancak metnin henüz Dışişleri Komisyonu'nun gündemine resmi olarak girmediğini vurguladı.
Komisyon süreci nasıl işleyecek
Söz konusu anlaşmanın komisyon aşamasına gelmesiyle birlikte izlenecek yol haritasına da değinen Fuat Oktay, sürecin şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütüleceğinin altını çizdi. Oktay, metin komisyona ulaştığı andan itibaren tüm siyasi parti temsilcileriyle bir araya gelerek kapsamlı bir değerlendirme süreci başlatacaklarını belirtti. Şu an için komisyonun önüne gelmiş somut bir dosya bulunmadığını yineleyen Oktay, anlaşmanın detaylarının ancak bu inceleme sürecinden sonra netleşeceğini ifade etti.
Netanyahu'nun haritasına sert tepki
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı İsrail ile birlikte gösteren bir haritayı kamuoyuyla paylaşması da gündemdeki yerini korudu. Bu gelişmeye yönelik sert bir tavır takınan Oktay, Netanyahu'yu muhatap almanın herhangi bir anlam taşımadığını dile getirdi. Netanyahu'yu doğrudan hedef alan Oktay, onun yayınladığı haritanın Türkiye açısından hiçbir bağlayıcılığı olmadığını ve bu tür provokatif adımların ciddiye alınmaması gerektiğini vurguladı.
Diplomatik duruş ve değerlendirme
Oktay, konuşmasının devamında İsrail Başbakanı'nın tutumunu eleştirerek, haritanın içeriğinin Türkiye'nin dış politika hedefleriyle örtüşmediğini ve bu tür eylemlerin sadece dikkat dağıtma amacı taşıdığını ima etti. Türkiye'nin kendi diplomatik süreçlerine odaklandığını belirten Oktay, Mekke Savunma Ortaklık Anlaşması'nın Meclis'teki yasama sürecinin tamamlanmasının ardından gerekli açıklamaların yapılacağını ve Türkiye'nin uluslararası arenadaki kararlı duruşunun süreceğini sözlerine ekledi. Komisyonun öncelikli gündeminin ulusal çıkarlar olduğunu bir kez daha hatırlattı.