Türk havacılık ekosisteminin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği en önemli projelerden biri olan HÜRKUŞ-II, düzenlenen törenle Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi. TUSAŞ’ın Kahramankazan tesislerinde gerçekleşen kabul faaliyetleri, Türkiye’nin kendi insanlı uçağını kendi pilotlarına emanet ettiği tarihi bir ana sahne oldu. İlk etapta iki adet uçağın teslim edildiği programda, yıl sonuna kadar bu sayının 12’ye ulaşması planlanıyor. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, projenin sadece bir uçak üretimi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin gelecekteki hava gücünü şekillendirecek bir mühendislik birikimi olduğunu vurguladı.
Geleceğin pilotları milli mimariyle yetişecek
HÜRKUŞ-II’nin sadece temel eğitim uçağı olarak değil, aynı zamanda HÜRJET ve KAAN gibi ileri teknoloji platformlarına geçişi kolaylaştıran bir köprü görevi göreceği belirtiliyor. Savunma Sanayii Başkanı Görgün, uçağın kokpit ve aviyonik mimarisinin diğer milli hava platformlarıyla tam bir uyum içinde tasarlandığını ifade etti. Bu sayede pilot adayları, eğitim süreçlerinde alıştıkları sistemlerin daha gelişmiş versiyonlarını üst platformlarda görecekler. Görgün, bu stratejik bütünlüğün pilotların adaptasyon sürecini hızlandıracağını ve operasyonel verimliliği artıracağını dile getirdi.
Mühendislikte 23 bin saatlik test başarısı
Projenin geliştirme aşamasında elde edilen veriler, Türkiye’nin havacılık alanındaki yetkinliğini gözler önüne seriyor. HÜRKUŞ-II’nin tasarımından üretimine kadar geçen süreçte, laboratuvar ve sistem entegrasyon çalışmaları kapsamında yaklaşık 23 bin saatlik test faaliyeti gerçekleştirildi. Bu yoğun çalışma temposunun ardından 9 Eylül tarihinde uluslararası standartlarda askeri tip sertifikasyonunu alan uçak, Türkiye’nin kendi uçağını test edip sertifikalandırabilen sayılı ülkeler arasına girmesini sağladı. Yüzde 80’lere yaklaşan yerlilik oranıyla üretilen HÜRKUŞ-II, milli mühimmatların entegrasyonuna da tam uyum sağlıyor.
2028 hedefi: 55 uçaklık dev filo
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran, HÜRKUŞ-II’nin sadece bugünün değil, Türk Hava Kuvvetlerinin geleceğine uzanan vizyonun bir parçası olduğunu belirtti. Modern aviyonik sistemleri ve yüksek manevra kabiliyetiyle öne çıkan uçak, pilot adaylarının çağdaş eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ise HÜRKUŞ’un sabit kanat yolculuğunda bir kilometre taşı olduğunu vurgulayarak, bu projeyle elde edilen birikimin Türkiye’yi dünyada bu teknolojiyi üretebilen dört ülkeden biri konumuna taşıdığını ifade etti. 2027 yılında HÜRKUŞ filolarının gökyüzünde yerini alması, 2028 yılı sonuna kadar ise 55 uçağın tamamının envantere kazandırılması hedefleniyor. Bu çok yönlü platform, temel eğitim kabiliyetlerinin yanı sıra hafif taarruz ve yakın hava desteği görevlerinde de kullanılarak uluslararası pazarda Türkiye’nin elini güçlendirecek.