Havadis | Siyaset | Hürmüz Boğazı için Tahran'dan Washington'a 7 günlük ültimatom: Top artık ABD'de

Hürmüz Boğazı için Tahran'dan Washington'a 7 günlük ültimatom: Top artık ABD'de

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyen Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığı aşmak adına Katar üzerinden ABD'ye somut bir yol haritası sunduklarını açıkladı. Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuşan Arakçi, gerekli güvencelerin verilmesi durumunda deniz trafiğinin bir hafta içinde normale dönebileceğini vurgulayarak topu Washington yönetimine attı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyen Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığı aşmak adına Katar üzerinden ABD'ye somut bir yol haritası sunduklarını açıkladı. Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuşan Arakçi, gerekli güvencelerin verilmesi durumunda deniz trafiğinin bir hafta içinde normale dönebileceğini vurgulayarak topu Washington yönetimine attı.

Hürmüz Boğazı için Tahran'dan Washington'a 7 günlük ültimatom: Top artık ABD'de
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Bağdat'ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı 52. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda kürsüye çıkan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgedeki gerilimi tırmandıran Hürmüz Boğazı kriziyle ilgili dikkat çekici bir diplomatik hamleyi kamuoyuyla paylaştı. Arakçi, boğazın yeniden güvenli bir şekilde trafiğe açılması için Katar aracılığıyla ABD tarafına yedi günlük bir plan ilettiklerini belirterek, şartların oluşması halinde deniz ulaşımının bir hafta içerisinde eski düzenine kavuşabileceğini ifade etti. İranlı bakan, topun artık tamamen ABD yönetiminin sahasında olduğunu vurgulayarak, çözüm için sorumluluğun karşı tarafta olduğunu işaret etti.

Diplomaside yeni bir yol haritası mı?

İranlı bakanın açıklamaları, bölgedeki askeri gerilimin gölgesinde diplomasiye açılan yeni bir kapı olarak değerlendiriliyor. Arakçi, konuşmasında İslam dünyasının birlik ve diyalog ihtiyacına vurgu yaparken, uluslararası hukukun seçici bir şekilde uygulanmasına sert tepki gösterdi. Devletlerin egemen eşitliği ve toprak bütünlüğü gibi temel ilkelerin, sadece belirli ülkelerin çıkarlarına göre şekillendirilemeyeceğini belirten Arakçi, barışın yok etme tehditleri üzerine inşa edilemeyeceğinin altını çizdi. İran'ın kendi egemenliğini ve meşru çıkarlarını savunma hakkından vazgeçmeyeceğini yineleyen Bakan, savaşın yıkıcı etkilerini bildiklerini ve bu nedenle barış arayışını sürdürdüklerini dile getirdi.

Güvenlik krizinin perde arkası

Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut güvensizlik ortamının temel sorumlusu olarak ABD ve İsrail'i işaret eden Arakçi, 28 Şubat tarihine kadar boğazın tamamen açık ve güvenli olduğunu hatırlattı. Bu tarihten sonra yaşanan aksamaların, bölgeye yönelik saldırıların doğrudan bir sonucu olduğunu savunan İranlı bakan, bir ülkeyi bombalayarak veya abluka altına alarak deniz trafiğinin normale dönmesini beklemenin gerçekçi olmadığını ifade etti. Geçmişte Pakistan'ın arabuluculuğu ve Katar'ın desteğiyle 17 Haziran'da imzalanan İslamabad Mutabakatı'nın, ABD'nin tek taraflı askeri adımları nedeniyle akamete uğradığını belirten Arakçi, o dönemde deniz trafiğinin kısa sürede savaş öncesi seviyesinin yüzde 60'ına ulaştığını hatırlattı.

Bölgesel krizlere siyasi çözüm çağrısı

Sadece Hürmüz Boğazı değil, Yemen'deki krizin de askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini belirten Arakçi, kapsamlı bir siyasi sürecin şart olduğunu vurguladı. Bölge ülkelerine seslenen İran Dışişleri Bakanı, hiçbir ülkenin komşusunun güvenliğini tehlikeye atarak kalıcı bir huzur sağlayamayacağını belirtti. İran'ın baskı ve tehditlere boyun eğmeyeceğini ancak karşılıklı saygı temelinde diyaloğa her zaman açık olduğunu ifade eden Arakçi, bölgesel güvenliğin ancak bölge ülkelerinin ortak çabasıyla sağlanabileceğini sözlerine ekledi. Tahran'ın bu hamlesi, uluslararası kamuoyunda ABD'nin atacağı adımların merakla beklenmesine neden oldu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız