Malatya’nın Yazıhan ilçesinde belediye başkanlığı koltuğunda oturan Abdulvahap Göçer, Cumhuriyet Halk Partisi ile yollarının ayrılmasına neden olan süreci değerlendirdi. Partisinden ihraç edilmesine rağmen CHP’ye olan bağlılığının değişmediğini vurgulayan Göçer, Malatya’da basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Siyaset arenasında yaşanan bu kopuşun arka planında parti içi eleştiriler ve kurultay sonrası oluşan yönetim anlayışı yer alıyor. Göçer, sadece eleştiri yaptığı için ihraç edildiğini savunurken, bu kararın partideki demokratik işleyişe zarar verdiğini düşünüyor.
Parti yönetiminden beklentiler
Göçer, CHP’nin bir kişiye veya gruba ait olmadığını, buranın bir "baba ocağı" olduğunu hatırlattı. Partinin kurumsal kimliğinin korunması gerektiğini belirten başkan, yönetimin şeffaf ve kapsayıcı olması gerektiğini savundu. Kendi duruşunun net olduğunu ifade eden Göçer, Kemal Kılıçdaroğlu’na olan desteğini açıkça dile getirmekten çekinmiyor.
Yargı kararları ve gelecek beklentisi
Yaşanan disiplin süreçlerine ve mahkeme kararlarına da değinen Göçer, hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı. Yargı kararlarının kişisel çıkarlara göre değil, evrensel hukuk kurallarına göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Malatya özelinde ise gerçek partililerin söz hakkı olduğu bir yapıyla CHP’nin şehirde yeniden ayağa kalkabileceğini öne sürüyor. Şimdi gözler, Göçer’in başlattığı bu çıkışın parti tabanında nasıl bir yankı bulacağına çevrilmiş durumda.