Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü dünyaya kanıtlayan incir hasadı etkinlikleri kapsamında Aydın'a bir ziyaret gerçekleştirdi. İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nde düzenlenen hasat programına katılan Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamalarla hem üreticilere hem de ihracatçılara yönelik stratejik verileri kamuoyuyla paylaştı. Türkiye'nin dünya incir üretiminde yüzde 28'lik bir payla zirvede yer aldığını hatırlatan Yumaklı, bu başarının sürdürülebilir kılınması adına atılan adımların önemine değindi.

Rekoltede tarihi beklenti ve üretim gücü
Bakan Yumaklı, 2026 yılı için öngörülen rekolte rakamlarını açıklarken, Türkiye'nin tarımsal üretimde yaşadığı verimli döneme dikkat çekti. Ülke genelinde son 66 yılın en yüksek yağış oranlarının kaydedildiğini belirten Yumaklı, bu durumun tüm ürün gruplarında olduğu gibi incirde de olumlu yansımaları olduğunu ifade etti. Yapılan tahminlere göre, 2026 sezonunda yaklaşık 388 bin ton yaş incir ve 94 bin ton kuru incir üretimi bekleniyor. Hububat başta olmak üzere bitkisel üretimde 140 milyon tonu aşan bir rekor beklentisi içinde olduklarını vurgulayan Bakan, Türkiye'nin dünya kuru incir talebinin yüzde 60 ile 65 arasındaki kısmını tek başına karşıladığını belirtti. Özellikle Aydın'ın bu üretimdeki payının yüzde 60 seviyesinde olması ve organik incir üretiminin yüzde 84'ünün yine bu bölgede gerçekleştirilmesi, kentin stratejik önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ar-Ge çalışmaları ve gen bankasının önemi
İncir üretiminin sadece miktar olarak değil, kalite ve çeşitlilik açısından da korunması gerektiğini belirten Bakan Yumaklı, İncir Araştırma Enstitüsü'nün bu noktadaki kritik rolüne vurgu yaptı. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak faaliyet gösteren enstitüde, yaklaşık 354 farklı incir çeşidinin genetik mirasının koruma altına alındığını ifade etti. Bu gen bankasının, Türkiye'nin incir üretimindeki sürdürülebilirliğini garanti altına aldığını belirten Yumaklı, yetiştiricilikten kurutma tekniklerine kadar modern metodolojilerin bu merkezde geliştirildiğini dile getirdi. Bakan, enstitü bahçesine fidan dikerek bu çalışmaların sembolik bir başlangıcını da yapmış oldu.

İhracatta kalite ve algı yönetimi
Konuşmasının önemli bir bölümünü ihracatta karşılaşılan kalite sorunlarına ve kamuoyundaki yanlış algılara ayıran Bakan Yumaklı, gümrüklerden dönen ürünlerin zehirli olduğu yönündeki iddialara sert tepki gösterdi. Hasat sonrası depolama ve paketleme süreçlerinde iklim şartlarına bağlı olarak gelişebilecek küflenme gibi sorunların, ürünün tamamını kapsayacak şekilde zehirli olarak nitelendirilmesinin sektöre zarar verdiğini belirtti. Bu tür yaklaşımların yangına körükle gitmek anlamına geldiğini ifade eden Yumaklı, ihracatçıların sözleşmeli üretim modeline geçişinin sektörde disiplini artıracağını ve bu tür sorunları minimize edeceğini vurguladı. Bakanlık olarak kırsal kalkınma yatırımları ve teşviklerle üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Yumaklı, incirin Türkiye'nin en güçlü tarımsal markalarından biri olduğunu sözlerine ekledi.




