İran ve ABD arasında Hürmüz Boğazı üzerinde yükselen tansiyon, bölgedeki askeri hareketliliği yeniden odak noktasına taşıdı. İki ülke arasında karşılıklı restleşmeler sürerken, Tahran yönetimi Körfez'deki yabancı unsurlara karşı sesini yükseltti.
YABANCI GÜÇLER TEHLİKE ALTINDA
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgede bulunan yabancı askeri unsurların sürekli bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu savundu. Arakçi, insan hataları veya yaşanabilecek kazalar nedeniyle bu güçlerin çapraz ateş arasında kalabileceğini vurguladı. Bakan, bu riskli durumdan kurtulmanın en güvenli yolunun bölgeyi terk etmek olduğunu dile getirdi. Diplomatik yolları açık tuttuklarını belirten Arakçi, "Başka dilleri de konuşabiliriz" diyerek askeri seçeneklerin masada olduğu mesajını verdi.
PEKİ BU NE ANLAMA GELİYOR
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda bir Amerikan Apache helikopterinin İran tarafından düşürüldüğünü iddia etti. Trump, bu saldırıya karşılık vermeleri gerektiğini savunarak gerilimi bir üst seviyeye taşıdı. İran ise Hürmüz Boğazı'nın kendi deniz sınırları içinde olduğunu savunuyor ve sınırlarına yönelik her türlü müdahaleye hazır olduklarını belirtiyor. Bu gerilim, bölgedeki ticaret yollarının güvenliğini ve enerji sevkiyatını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Eğer taraflar arasındaki sözlü atışmalar sahada bir çatışmaya dönüşürse, piyasalarda ciddi dalgalanmalar yaşanabilir. Önümüzdeki günlerde Washington'un nasıl bir askeri hamle yapacağı, bölgenin kaderini belirleyecek.