CHP Grup Başkan Vekili Sevda Erdan Kılıç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kılıç'ın hedefinde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişi ve bu süreçte yaşanan siyasi arka plan vardı. Kılıç, İzmir'in siyasi hafızasının bir rozetle başka bir partiye taşınamayacağını belirterek, yaşananların sadece bir transferden ibaret olmadığını, arka planda derin bir kurultay hesabı yattığını savundu.
İzmir'in siyasi iradesi kurultay hesaplarına kurban mı edildi?
Kılıç, İzmir'in siyasi kimliğinin korunması gerektiğini vurgulayarak, bir belediye başkanının parti değiştirmesinin İzmir halkının iradesini yansıtmadığını dile getirdi. CHP'ye verilen oyların kişisel tercihlerle başka bir partiye taşınamayacağını ifade eden Kılıç, sandıkta kazanılamayan bir şehrin transferlerle ele geçirilemeyeceğini belirtti. Kılıç, 'İzmir ne yazık ki kurultay hesaplarına meze edilmiştir' diyerek, geçmişteki aday belirleme süreçlerinde örgütün ve milletvekillerinin yok sayıldığını, 'değişim' söylemi altında aslında kişisel kurultay hesaplarının yapıldığını iddia etti. Aday belirleme sürecinde bilimsel yöntemler ve yapay zeka gibi gerekçelerin öne sürüldüğünü hatırlatan Kılıç, bugün gelinen noktanın sorumluluğunun o dönemde bu kararları alan kadrolarda olduğunu savundu.
Yoksula kelepçe, nüfuzluya sessizlik: Adalet nerede?
Basın toplantısında sadece siyasi transferleri değil, ülkedeki adalet anlayışını da eleştiren Kılıç, Samsun'da yaşanan bir olayı örnek gösterdi. Yoksulluk nedeniyle çocuklarına kahvaltılık çalmak zorunda kalan bir babanın kelepçelenerek adliyeye sevk edilmesini hatırlatan Kılıç, aynı ülkede milyonlarca insanı etkileyen fon skandallarının ise Meclis'te konuşulmasının engellenmesine tepki gösterdi. Kılıç, 'Bir babanın kahvaltılık poşetini gören devlet, milyarların gittiği hesapları da görmek zorundadır' diyerek, yoksula karşı gösterilen sert tutum ile nüfuzlu kişilere karşı sergilenen sessizliğin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Siyasi sorumluluk ve örgütün faturası
Kılıç, konuşmasının devamında aday belirleme sürecinde başarılı belediye başkanlarının sırf kurultayda farklı bir adayı destekledikleri için tasfiye edildiğini öne sürdü. O dönemde adayları belirleyen siyasi kadronun bugün CHP'den ayrılıp başka yapılar kurduğuna dikkat çeken Kılıç, 'Adaylar göç etti, adayları belirleyenler göç etti; geride ise faturayı ödeyen CHP örgütü ve seçmeni kaldı' ifadelerini kullandı. Kılıç, bu durumun siyasi bir sorumluluk doğurduğunu ve bu sorumluluğun o dönemde 'değişim' adı altında İzmir'i dizayn etmeye çalışanlar tarafından üstlenilmesi gerektiğini belirtti. Kılıç, TBMM'de yaşanan karar yeter sayısı tartışmalarına da değinerek, bu süreci sonuna kadar takip edeceklerini ve çözümün mutlaka Meclis çatısı altında bulunması gerektiğini sözlerine ekledi.